Anasayfa > Basın Merkezi > 2014 > Ekim > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (10/2014)

Şirin ve kardeşleri oyun oynayarak yaşadıklarını unutmaya çalışıyor


Şirin, Suruç'taki UNICEF Çocuk Dostu Alan'da legolarla oynamayı çok seviyor. @UNICEF/Türkiye-2014/İşçi
SURUÇ, Türkiye, Ekim 2014 -Eski püskü sınıflarda yerlere serilmiş minderlerde oturan Şirin ve iki kız kardeşi oldukça keyifli görünüyor.
 


Üç kız kardeş Ayn el-Arap şehrinden anneleriyle birlikte Türkiye’ye kaçmış. Şimdi ise, UNICEF’in yeni kurduğu “Çocuk Dostu Alanda” oyun oynayacakları için son derece heyecanlılar.
 
Aile; AFAD, Sağlık Bakanlığı, Türk Kızılayı ve UNICEF’in Suruç’taki artık kullanılmayan eski bir bölge yatılı okulunda yardım sağladığı 3,000’den fazla Suriyeli mülteci arasında yer alıyor.
 
Okula yeni gelen mültecilerin yaklaşık %80’i çocuklardan oluşuyor. Halep’in kuzey kesimlerindeki köyler ve kasabalar ile Ayn el-Arap (Kobani) şehrinde şiddet olayları artarak devam ettiği için 180,000’den fazla Suriyeli Eylül ayının ortalarında Türkiye’ye sığındı.  
 
Her ne kadar yeni gelen ailelerin çoğu ev sahibi bölgede yaşayan akrabalarında kalacak yer bulmuş olsa da çok sayıda aile mali destekten ve başlarını sokacak bir yerden yoksun.
 
Çizgi film karakterleriyle süslenmiş geniş ve beyaz çadırın içindeki çocuklar Türk Kızılayı & UNICEF işbirliği ile kurulan Çocuk Dostu Alan'da oyun oynuyor.
 
Bir tarafta erkekler, diğer tarafta ise kızlar sıra sıra dizilmiş. Bütün gözler yarışmacılara çevrilmiş. Herkes balonlarını en etkili şekilde kullanıp boş fincanları kimin devireceğini merakla izliyor.
 
Dışarıda ise diğer çocuklar yeni arkadaşlarıyla birlikte oyun sırasının kendilerine gelmesini bekliyorlar.
 
Heyecanını gizleyemeyen 8 yaşındaki Şirin, 9 yaşındaki yeni arkadaşı Amal ile bir basamakta oturuyor.
 
“Legolarla oynamak istiyoruz,” diyor. “İçeriye girmek için iki gündür bekliyoruz. Yalnızca 15 dakikamız kaldı.”
 
Çocuk Dostu Alan'dan yararlanacak çocukların listesinde şimdilik 400 çocuk var ama bu sayının artacağını öngörmek hiç de zor değil. Listedeki çocuklar 20’şer kişilik gruplara ayrılmış.
 
Türk Kızılayı’nın genç çalışanları tarafından yönetilen Çocuk Dostu Alanlar'ın kuruluşuna UNICEF öncülük ediyor.
 
Suruç’taki Çocuk Dostu Alan ilk misafirlerini ağırlarken UNICEF Saha Koordinatörü Hakkı Ersoy hazırda bekliyor. 
 
Ersoy, “Çocuk dostu alanlar eğitimin yerini alacak faaliyetler değildir. Bu alanlar yalnızca yaratıcılığı destekleyen faaliyetler yapma amaçlıdır ve son derece önemlidir. Çocuk Dostu Alanlar savaşın olumsuz etkilerini taşıyan, bu çocukların yaşlarının gerektirdiği faaliyetleri yapabilecekleri bir yer olmalıdır. Çocukların etrafı genellikle olan biten hakkında konuşan yetişkinlerle çevrili. Bu durum, sorunlarla başa çıkma gücü yeterince gelişmemiş olan çocuk üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır,” diyor.
 
Hakkı Ersoy, “Çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak için ÇDA’lara öncelik veriyoruz. Çocukların normal hayata dönmelerini ve yaşadıkları olumsuzlukların  üstesinden gelmelerini istiyoruz,” diye ekliyor.
 
Şirin Suruç ilçesine annesi Lamia ve kız kardeşleri (Lozivan ve Nirüz) ile gelmiş.
 
Kızların hepsinin saçları kısacık kesilmiş ve gözlerinde aynı muzır ifade var.
 
Lozivan ve Şirin ikiz olduğu için aralarında çok özel bir bağ bulunuyor. “Şirin hastalanırsa, Lozivan da hasta oluyor – her şeyi paylaşıyorlar,” diyor anneleri Lamia Hanım.
 
“Birbirimizi çok seviyoruz ve her zaman birlikte oyun oynuyoruz,” diye ekliyor Lozivan.
 
Aile, daha önce bir kez evini terk etmek zorunda kalmış. İlk olarak Şam’daki savaştan kaçmışlar, şimdi ise Ayn El-Arap’tan Türkiye’ye.
 
“O zamanlar üçüncü sınıftaydık. Artık okula dönmek istiyoruz,” diyor Şirin. En sevdiği dersler ise Arapça ve matematik.
 
Şirin şimdi de Türkçe öğrenmek istiyor.
 
“Artık büyüyüp para kazanmak istiyorum,” diyor Şirin. “Bunun için de Türkçe öğrenmem lazım.”
 
Son derece zeki bir kız olan Şirin, 8 yaşında olmasına rağmen çok daha büyük görünüyor.
 
“Oyuncaklarla oynamak istiyoruz, fakat herkese yetecek kadar oyuncak bulunmuyor. En çok bebeklerle oynamayı seviyorum ama burada onlardan yok” diye ekliyor.
 
Okula gidenlerin çoğu çocuklardan oluşmasına rağmen Şirin ve kız kardeşi, çok sayıda yetişkinin onları sürekli izlemesinden şikâyetçi. Devamlı olarak gözetim altında olmak yaramazlık yapmalarını engelliyor.
 
Geçici kampların en kötü yanı ne diye sorduğumuzda, “Çok fazla kişi bizi izliyor. Büyüklerle birlikte olmak istemiyoruz,” diye cevap veriyor Şirin.
 
Annesi Lamia Hanım kızının bu cevabı üzerine gülüyor.
 
“Çocuklarım kendi başlarına hayatlarını idare edebilecek kadar akıllılar” diyor. 


Yazı: Isabel Hunter