Anasayfa > Basın Merkezi > 2014 > Aralık > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (12/2014)

Çocuk Forumu'nda acil durumlarda çocukların hakları ve rolü tartışıldı


18-20 Kasım tarihlerinde Türkiye'nin 81 şehrinden gelen yaklaşık 200 çocuk XV. Ulusal Çocuk Forumu kapsamında Ankara'da buluştu. @UNICEF/Türkiye-2014/Yurtsever
ANKARA, Türkiye, Aralık 2014 – Başkent Ankara’nın dışında bir otel özel bir toplantı için çocuklara ev sahipliği yapıyor...Genellikle siyasi parti, üniversite veya sivil toplum kuruluşlarına üye yetişkinlerin kongre ve konferanslar için kullandığı bu otelin toplantı salonundaki masaların etrafında bu kez çocuklar bir araya geliyor. 

Farklı salonlardaki toplantılar sırasında yeni öneriler ve görüşler için parmakların biri iniyor, diğeri kalkıyor. O salonlardan birinde “Suriye İnsani Krizi” tartışılıyor. Çocuklardan biri “Kampların çoğaltılmasını ve kamp dışındaki çocukların kamplara yerleştirilmesini” öneriyor. Bu öneri yazı tahtasına yazılırken, ikinci bir çocuktan gelen öneri de grup tarafından genel kabul görüyor: “Suriyeli çocuklara çocuk haklarının anlatılması”.
 
Öneriler yağmur gibi gelmeye devam ediyor: Suriyeli çocuklar için festivaller, sergiler ve geziler düzenlenmesi; Suriyeli ve Türkiyeli çocuklar arasında mektup kardeşliği  oluşturulması; medya aracılığıyla yayınlanacak kısa filmler ile kamuoyunun bilgilendirilmesi; dil sorunun çözülmesi...
 
Forumun açılışında kürsüye gelen 9 yaşındaki Nevşehir Çocuk Temsilcisi Hüma Ok, çocuk haklarını okuduğu bir şiir ile vurguluyor. Şiirinin bir bölümünde Hüma şöyle diyor: “Bir işte çalışmam / Henüz çok küçüğüm / Zamanı gelince / Çalışır çabalarım”
  
Tüm bu tartışmalar, 18-20 Kasım tarihlerinde Türkiye’nin 81 şehrinden gelen yaklaşık 200 çocuğun katılımı ile XV. Ulusal Çocuk Forumu kapsamında Ankara’da gerçekleştirildi.  Aile ve Sosyal Politakalar Bakanlığı ile UNICEF Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleştirilen Forum’a Suriyeli ve geçen yıl 301 madencinin hayatını kaybettiği maden kazasının yaşandığı Soma’dan da çocuklar katılım sağladı.
 
Acil durumlarda çocuk hakları
 
Çocuklar iki gün boyunca özellikle ‘Acil Durumlarda Çocukların Hakları ve Rolü’ ile afete hazırlık ve afet sonrasında yapılması gerekenleri üzerinde tartıştılar. Suriye, Soma ve Van’da yaşanan afetler çocuklar tarafından örnek olaylar olarak ele alındı. Forum’da ayrıca BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin (ÇHS) kabulünün 25. Yıldönümü de gündemdeydi. Çocuklar sözleşmenin kabulünü coşkuyla kutladılar.
 
Hatay Çocuk Temsilcisi İsmet Yapar tarafından “Suriyeli çocukların komitelerde daha etkin olarak görevlendirilmesi” bir diğer öneri olarak getiriliyor tüm Forum katılımcılarına. O, Suriye konusundaki grup çalışmalarının sunumunda seçilen üç grup temsilcisinden biri. Diğer önerileri Bayburt Çocuk Temsilcisi Muhammet Şimşekoğlu ve Elazığ Çocuk Temsilcisi Merve Yıldız sırayla aktarıyor.
 
Somalı çocuklar için öneriler
 
Otelin bir başka toplantı salonunda ise Soma’daki maden ocağı kazası  masaya yatırılıyor başka bir grup çocuk tarafından. Hiçbiri aklındakini özgürce söylemekten geri durmuyor.
 
Tüm görüşler  ortak bir zeminde tartışıldıktan sonra tek tek yazıya geçiriliyor grup kararı olarak. “Soma olayında etkilenen insanlara psikolojik destek verilmesi; Soma’da çocuklara yönelik dernek kurularak eğitim ihtiyaçların karşılanması; etüt merkezleri kurulması; çocuklara yönelik sportif etkinliklerin aktifleştirilmesi; tüm Soma halkının katılımıyla düzenlenecek bir şenlik; tiyatro, sinema, konser etkinliklerinin gerçekleştirilmesi; şiir, resim, dans yarışmalarının organize edilmesi...
                                 
Sonrasında ise Ankara Çocuk Temsilcisi İbrahim Agah Narin ile Soma Çocuk Temsilcisi Ayşegül Cansu ana salonda sunumlarını gerçekleştiriyor arkadaşlarını temsilen. Son önerinin dedile getirilmesinin ardından Forum’a katılan öğrencilerin alkışları ile iniyorlar kürsüden.
 
Ayşegül sunum sonrasında kendisi ile yaptığımız kısa söyleşide, çocuklarının görüşlerini özgürce dile getirmesi ve karar alma süreçlerine katılmasının önemine değinerek şöyle diyor:  “Türkiye’de daha çok yetişkinler ön planda oluyor. Çocukların duygu ve düşünceleri çoğu zaman dikkate alınmıyor. O yüzden bu tür etkinlikler ve katılımlar çok daha faydalı bizler için. Düşüncelerimizi daha iyi dile getiriyoruz. Beyin fırtınaları yapıyoruz, yeni fikirler ortaya çıkıyor.”
 
Hüma şiirinde çocukların katılım hakkını şöyle vurguluyordu: “İstek ve düşüncelerimi söyleyebilirim / Büyüklerimi dinler, en iyi kararı sonra veririm / Arkadaşlarımla toplanır / Dernek kurabilir üye olabilirim”
Bir diğer çalışma grubu konusu da Van Depremi’ydi. Çocuklar, depremler başta olmak üzere doğal afetlerde çocukların rolü konusunda görüşlerini dile getirdiler. Çalışma grubu üyeleri; sadece doğal afetler sonrasında değil, öncesinde de afetlere hazırlıklı olmaya yönelik çalışmalarda görev almak istediklerini vurguladılar. Ayrıca, bu alanda çalışan ilgili kamu kurumlarının çocuklardan da görüş alması ve hazırlık süreçlerine çocukların da resmi olarak dahil edilmesini bir diğer beklenti olarak dile getirdiler.
 
Daha iyi bir dünya hayal etmek
 
Sunumların ardından tüm çocuklar bir kez daha sahneye çıktı. Bu kez, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabülünün 25. yıldönümünü (CRC@25)  John Lennon’ın ünlü “Imagine” parçasını birlikte söyleyemek için.  
 
“Hayal et / bütün insanların tüm dünyayı paylaştığını...Benim bir hayalci olduğumu söyleyebilirsin / ama ben tek değilim”
 
16 yaşındaki Balıkesir Çocuk Temsilcisi Aşkın Su Candan “İnsanların birbirini katletmeyeceği kadar insan olabildiği, çocukların gülümseyebildiği ve başarının takdir edildiği bir dünya hayal ediyorum” diyerek nasıl bir dünya istediğini dile getiriyor şarkıdan sonra biraraya geldiğimizde.
 
Meclis’te seremoni

Çocuk Forumu’nda ortaya çıkan tüm öneri ve kararlar, yine çocuklar tarafından bir sunum halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilecek çocuk oturumunda, karar vericiler ve politika yapıcılar ile paylaşıldı.
 
TBMM’de sundukları Forum sonuç belgesinde çocuklar, çocuk haklarına ilişkin tanıtım-savunu çalışmalarına en büyük katkıyı çocukların kendilerinin yapabileceklerini, afet ve acil durumlardaki katkı ve katılımlarının ise önemli bir destek anlamına geleceğini vurguladılar.
 
Sunumda; dünyada ve Türkiye’de meydana gelen doğal afetlerden etkilenenlerin yarıdan fazlasının çocuklar olduğu vurguladı ve afete müdahale çalışmalarında çocukların fiziksel, psikolojik, duygusal, sosyal ve ruhsal gelişimleri üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması talep edildi. Çocuklar yetişkinler gibi kendilerine de fırsat verilmesi halinde, yürütülen insani yardım çalışmalarına büyük katkılar sağlayabilecekleri dile getirdiler. “Düşüncelerimizi özgürce açıklamamız desteklenmeli ve saygıyla karşılanarak ciddiye alınmalı” diyen çocuklar afetler öncesi ve sonrasında kendileri için yapılması gerekenler konusunda görüş ve önerilerini şöyle sıraladılar:
 
Forum çıktıları

Afet öncesi hazırlık çalışmaları kapsamında; çocukların afetlerle ilgili çalışmalara katılımlarının sağlanması için AFAD ve Kızılay başta olmak üzere yardım kuruluşlarının farkındalığının arttırılması, çocukların yardım çalışmalarında yapabileceği katkılar konusunda kamu spotları hazırlanması, Türkiye Afet Müdahale Planlama sürecinde çocukların katılımına yer verilmesi; bilinçlendirme çalışmalarında drama, tiyatro, sanat etkinlikleri ve çizgi filmler gibi çocuk ve gençlerin ilgisini çekecek yöntemlerin kullanılması ve engelli çocuklara ihtiyaçlarına özel önem verilmesi gibi öneriler dile getirildi.
 
Afet sonrası müdahale çalışmalarında ise; ihtiyaç tespiti ve dağıtım gibi çalışmalara çocukların da dahil edilmesi; afetler sonrasında engelli, yaşlı ve küçük çocukların bakımlarında çocukların da rol alması; çadırkentlerde çocuk hakları çadırı kurulması ve çocuk hakları komitelerinin katkısının sağlanması; afet yaşamış çocuklara akranları tarafından psikososyal destek sağlanması; zarar görebilir çocuklara yönelik özel hizmetler verilmesi ve afet sonrası çocuklara yönelik sosyal etkinliklerin sayılarının arttırılması gibi öneriler sıralandı.
 
Ulusal Çocuk Koordinatörleri (Afyon’dan Bilge Lafçı ve Diyarbakır’dan Agit Sadebal) 20 Kasım’da New York’ta düzenlenen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabülünün 25. Yılı resepsiyonuna katıldılar. Koordinatörler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Türkiye’deki uygulamasına dair gözlemleri ve katılım mekanizması olarak Çocuk Hakları Komiteleri hakkında sunum yaptılar. Bilge ve Agit UNICEF İcra Direktörü Anthony Lake ile de tanışma fırsatı buldular. Koordinatörler, bu fırsattan istifade ederek, UNICEF İcra Direktörü’ne çalışmaları hakkında bilgi verdiler, Forum kitapçığını paylaştılar ve kendisini çalışmalarına katılmak üzere Türkiye’ye davet ettiler.
 
UNICEF Çocuk Hakları Sözleşmesi hakkında

UNICEF olarak biz 25 yıl önce çocuklara bir söz vermiştik; haklarını korumak ve geliştirmek için tüm gücümüzü kullanmak üzere. Sözleşmenin 25’inci yıldönümünde de en dezavantajılı, özellikle afet ve acil durumlarında olsanlar da dahil tüm çocukların haklarından yararlanabilecekleri bir dünya yaratma çabalarımıza devam edeceğimize dair sözümüzü yeniliyoruz.
 
Yazı ve fotoğraflar: Ayberk Yurtsever