Anasayfa > Basın Merkezi > 2015 > Ocak > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (1/2015)

Suriyeli çocuklar için kar bir eğlence değil!


Türkiye'de bazı çocuklar çok üşüyor! Hemen harekete geçip, UNICEF Türkiye'ye destek olun! @UNICEF/Türkiye-2015/Yurtsever
ANKARA, Türkiye, Ocak 2015 - Kış denilince ilk akla gelenler nelerdir? Kardan adam, kartopu eğlencesi, sıcak kahve, kestane, polar battaniyeler, renkli yün eldiven ve bereler…Ancak bazıları için kış ve kar bu kadar da sevimli çağrışımlar yapmıyor ne yazık ki…Özellikle de üzerlerinde incecik giysilerle, dondurucu soğuklara rağmen dışarıda çalışmak zorunda olan çocuklar için…

Türkiye’nin tamamını etkisi altına alançetin kış koşulları, yoğun kar yağışı, şiddetli tipi günlük hayatı olumsuz etkiliyor, özellikle de dışarıda kalmak zorunda olanları.
 
Türkiye’deki Suriyeliler de kara kışı yakından hissedenlerden. Gerek kamplarda çadırlarda ve konteynerlarda kalanlar gerekse kentlerin kenar mahallerdeki derme çatma barakalarda ve naylon çadırlarda kalanları zor bir süreç bekliyor. Her zaman olduğu gibi bu zorlu şartlar en çok çocukları etkiliyor. Onlar okulda olmak yerine, kar altında soğuk havada dışarda olmak zorunda.
 
Türkiye ve UNICEF birlikte çalışıyor
 
Resmi açıklamalara göre Türkiye’de 1,6 milyon dolayında Suriyeli bulunuyor, bu rakamın 1,4 milyonu kamp dışında, ülke genelindeki 72 ilde ulaşılması zor alanlarda yaşamını sürdürüyor. Kamplarda kalan çocukların sayısı 119 bini, kamp dışında kalan çocukların sayısı ise 763 bini bulmuş durumda.
 
UNICEF, Türkiye’deki paydaş kurumlarla işbirliği içinde; 2013 yılında 93 bin çocuğa kışlık set dağıtırken, 2014 yılında ise 56 bin çocuğa kışlık set, okul çağındaki 85 bin çocuğa okul ayakkabısı, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesi ve civarında 2-15 yaş arasındaki 30 bin çocuğa termal içlik dağıtımı gerçekleştirdi.
 
Başkent Ankara, Dikmen Vadisi de dahil olmak üzere kentin çeşitli yerlerinde, kamp dışında kalan Suriyelilerin bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Kentsel dönüşüm bölgesi olan bu vadi tezatlıkları da bünyesinde barındırıyor. Bir yanda çok katlı akıllı binalar ve lüks villalar, hemen yanı başlarında ise derme çatma barakalar.
 
Halep’in kırsal bölgelerinden Türkiye’in başkenti Ankara’ya göç eden aileler bu bölgede kendilerine yeni ve kırılgan bir yaşam alanı oluşturmuşlar. Bazı Suriyeli çocuklar hiç de sağlıklı olmayan bir ortamda kış koşullarında çıplak ayaklarla yürüyor.
 
Çocuk kirpiklerindeki kar taneleri
 
Onlardan biri de Halil.Henüz 7 yaşında olan Halepli Halil, kaldığı çadırın önünde çıplak ayakları ile bizi karşılıyor. Büyüyünce neolmak istiyorsun sorusuna yürek burkan bir yanıt veriyor Halil:“Okula gitmek istemiyorum. Çalışacağım!” O da ağabeyi gibi kağıt toplayarak hayatını idame ettiren bir ailenin üyesi.
 
Özenle geriye doğru yapıştırdığı saçları ile dikkat çeken 10 yaşındaki Ferit de sohbetimize katılıyor ve “Üşüyorum. En çok  da geceleri! Burada sabahlar da çok soğuk oluyor. Çadırımızın üstü hep kar oluyor” diyor kirpiklerine kar taneleridüşerken.
 
Arkadaşlarının hikayesi de Halil’in hikayesinden farklı değil. Hiçbiri okula gitmiyor. 14 yaşındaki Mohammedde kendisini ailesine karşı sorumlu hissediyor. Elindeki pembe çizmeler dikkatimizi çekiyor. Bir yardımseverin verdiği bu çizmeler kız kardeşlerinden birinin ayaklarının üşümemesini sağlayacak. Mohammed bu yüzden çizmeleri sıkı sıkıya tutuyor buruk bir mutlulukla.
 
11 yaşındaki Yusuf’abu soğuk günlerlerde onu en çok neyin mutlu edeceğini soruyoruz. “Sıcak tutan güzel bir kaban ve bot diyor. Bir de siyah eldiven” diye yanıtlıyor küçük çocuk soğukta üşüyen ellerini nefesiyle ovuşturarak ısıtmaya çalışırken...
 
Biri kucağında battaniyeye sardığı bebeği, diğeri ise yazlık bir montla kucağında taşıdığı küçük kız çocuğu ile bizi izleyen iki genç anne röportaj vermeye pek istekli görünmüyor. Sadece yanlarından ayrılırken, “Bize kışlık giysiler gönderin lütfen” diyorlar mahçup bir ifadeyle.
 
Türkiye’de bazı çocuklar çok üşüyor! Onlar için harekete geçip, herkesi UNICEF Türkiye’ye destek olmaya çağırıyoruz.

Destek için: www.unicefturk/suriye/


Yazı ve fotoğraflar: Ayberk Yurtsever