Anasayfa > Basın Merkezi > 2006 > Şubat > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (2/2006)

2006/02/02 - Türkiye'de kuş gribi konusunda bilgilendirme


"Tavuklardan geçen bir hastalık." Türkiye'nin güneydoğusunda Şanlıurfa kentinin Yakubiye mahallesinde bulunan Çok Amaçlı Toplum Merkezi'nde (ÇATOM) küçük ama işlevsel bir sınıf. Sınıftaki plastik sandalyelere yaklaşık on kadar genç kadın ve genç kız oturmuş konuşuyorlar.

Bernard Kennedy

Bir kadın kuş gribi tehlikesini tartışıyor
Kuş gribi hakkında önemli bir noktayı vurguluyor.
Fotoğraf Oğuz Sağdıç © UNICEF Türkiye 2006

Şanlıurfa/Ankara, 2 Şubat 2006

Yakubiye’deki ÇATOM, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bölgede faal durumda olan yaklaşık 40 merkezden biri. Güneydoğu Anadolu Projesi hükümetin Fırat ve Dicle havzalarında ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlamaya yönelik uzun erimli bir projesi. Genellikle gönüllülerin çalıştığı bu merkezler, çoğu örnekte okul dışı kalmış yöredeki genç kızlara öğrenme imkanları sunuyor ve dayanışma ortamları yaratıyor. Merkezlerde okuma yazma, sağlık, ev ekonomisi ve el sanatları gibi alanlarda kurslar veriliyor, hep birlikte pikniğe veya sinemaya gidiliyor. Ancak bugün konuşulan konu, son haftalarda Türkiye’yi etkileyen ve son bir ay içinde dört çocuğun ölümüne neden olan kuş gribi.

UNICEF Türkiye Ofisinde program görevlisi olan Sumru Kutlu, orada bulunanların kendilerini ve ailelerini hastalıktan koruyacak hangi bilgilere sahip olduklarını öğrenmeye çalışıyor:

Tavuklardan geçen bir hastalık.

… ve diğer kanatlılardan.

Bir sürü insan hastalandı ve kimileri de öldü.

Bulaşıcı bir hastalık.

Hastalık tavuktan tavuğa ve insandan insana geçiyor.

Hastalık öncelikli olarak insanların tavuklarını evlerine aldıkları köylerde görülüyor.

Kadın ve kızların çoğunun ceket, bluz veya kazaklarının üzerinde rengarenk başörtüleri görülüyor. Televizyondan ve mahallelerinde geçen konuşmalardan kuş gribi hakkında pek çok şey duymuşlar. Ne var ki, hangi tedbirlerin alınması gerektiği konusunda aralarında görüş ayrılıkları var. Kimileri, tavuk eti ve yumurtanın hiç yenmemesi gerektiğini söylüyor. Aslında bu hiç de şaşırtıcı değil bundan dolayı Türkiye’de büyük tavukçuluk kuruluşları talepte büyük bir düşüş olduğunu belirtiyorlar.

Bizi ziyaret eden hemşire tavuk yemememiz gerektiğini söyledi; ama biz yedik ve hiçbir şey olmadı, diyor genç kadınlardan biri. Diğeri yanıtlıyor: Dün gece Başbakan televizyonda tavuk yerken görüntülendi. Demek ki biz de yiyebiliriz. Hiç kimse tavuğu yüksek ısıda uzun süre pişirdikten sonra yenilebileceğini bilmiyor. Eğer grip belirtileri varsa ve son zamanlarda hasta veya ölü kanatlı hayvanlarla temasta bulunulduysa tıbbi tedavinin aciliyetinden hiç kimse bahsetmiyor. Ne de hiç kimse hasta veya ölü kanatlı hayvanları ihbar etmenin öneminden ya da ellerin sabunla iyice ve sıkça yıkanması gerektiğinden söz etmiyor.

Mesajın iletilmesi

Üç genç kadın kuş gribi hakkında uyarıları dinliyor
Anlamanın mutluluğu. Fotoğraf Oğuz Sağdıç © UNICEF Türkiye 2006

Kutlu, İl Sağlık Müdürlüğü’nden aldığı kuş gribi ile ilgili bir el ilanını kaldırıp soruyor: Aranızda bunu gören var mı? Bu el ilanlarından 150.000 kadarı son Kurban Bayramı sırasında özellikle camilerde dağıtılmıştı. Bir tek Zeynep (17) gördüğünü söylüyor.

Nafile (18) diyor ki eğer dağıtımı camide yaparlarsa, erkekler bunu karılarına ve kız çocuklarına vermeyebilirler.

Zeynep (15) ise bize bunu okulda anlatmalılar diyor.

Kutlu bu kez UNICEF tarafından hazırlanan iletişim materyallerini test etmeye başlıyor. Kuş gribinin belirtilerini ve alınması gereken önlemleri anlatıyor. Sonra genç kızlara bu konuda başkalarına ulaşmanın en iyi yolunun ne olabileceğini soruyor işin içinde bütün gün evlerinde oturan veya köylerde yaşayan kızlar da var. Şanlıurfa’da okur yazar olmayan kadınlar var. Üstelik, bu kızlar ve kadınlar arasında Türkçe’yi anlamakta zorluk çekenlerde görülüyor.

Fatma’nın (12) görüşü şöyle: Ben gidip arkadaşıma söylerim, o da başkasına söyler. Böylece herkes öğrenmiş olur.

Hanım (12): Komşularımızın tavuk dolu kümesi var. Tavuklar ortalıkta dolaşıyor ve çocuklar da onlarla oynuyor. Onları uyardık, ama bizi dinlemediler. İşimize karışma dediler.

Yaşam kurtarıcı davranış

Yaşam kurtarıcı bilgileri harekete dönüştürmek; söylendiğinden çok daha güçtür. Kuş gribi gibi konuların medya tarafından ele alınışı bir yarar sağlamayabiliyor ve halkı bilgilendirme kampanyaları da her zaman istenilen sonucu vermeyebiliyor. Örneğin aynı anda çok fazla mesajın iletilmeye çalışılması durumunda kafalar karışabiliyor. Burada önemli olan bütün yetkililerin tek bir mesaj vermesi. Bununla birlikte, farklı yerlerdeki veya farklı sosyal ve kültürel kökenlerden gelen insanlara ulaşmada farklı iletişim tarzları ve kanalları da gerekli olabilir.

Merkezdeki kızlar ve kadınlar ilgili bilgileri örneğin doktorlar gibi güvenilir kaynaklardan edinmek istediklerini söylüyorlar. Bu tür görüşler UNICEF açısından çok değerlidir. UNICEF, Hükümet’in Sektörlerarası Çocuk Kurulu desteğiyle ve bunun yanında ilgili bakanlıklar, ulusal televizyon kanalları, diğer BM kuruluşları, Türk Kızılayı, işbirliği içindeki STK’ları biraraya getirerek kuş gribinin önlenmesi ve yayılmaması için entegre bir iletişim stratejisi geliştirilmesine ve uygulanmaya konulmasına yardımcı olmuştur. Kız çocukların eğitimi için çalışan gönüllü ağı gibi halen mevcut ağlar bu stratejinin uygulamaya konmasına yardımcı olacaktır. Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile birlikte bir öğretmen eğitimi paketi hazırlanmaktadır ve bu paket içinde hijyen kurallarının benimsenmesine yönelik oyunlar da bulunmaktadır.

Daha fazla bilgi için:

Angela Hawke, UNICEF ODA/BDT, Tel: +41 (0)22 909 5433

Sema Hosta, İletişim Sorumlusu, UNICEF Türkiye, Tel: +90 (0)312 454 1010

Canan Sargın, Sağlık Programı Sorumlusu, UNICEF Türkiye, Tel: +90 (0)312 454 1006

Kuş gribi hakkında daha fazla bilgiye DSÖ uluslararası web sitesinde ulaşabilirsiniz.