Anasayfa > Basın Merkezi > 2009 > Haziran > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (6/2009)

2009/06/19 - Sözleşme Hakkında


Çocuk Haklarına Dair Sözleşme nedir? 1989 yılında dünya liderleri çocukların salt kendileriyle ilgili özel bir sözleşmeye ihtiyacı olduğuna karar verdiler. Çünkü 18 yaşından küçükler, yetişkinlerden farklı olarak özel bir bakım ve korunma ihtiyacı içindeydiler. Liderler ayrıca çocukların da hakları olduğunu tüm dünyanın bilmesi gerektiğini de düşünüyorlardı. Çocuk Haklarına dair Sözleşme (ÇHS) sivil, kültürel, ekonomik, siyasal ve sosyal haklar dahil olmak üzere insan haklarını tümüyle kapsayan ve hukuksal bağlayıcılığı olan ilk uluslararası belgedir.

Sözleşme hemen hemen tüm ülkeler tarafından benimsenmiştir. Halen Sözleşme’yi onaylayan taraf sayısı 193’tür ve bu sayı Cenevre Sözleşmelerini Kabul edenlerin sayısından daha fazladır.  

ÇHS’nin hükümleri ve ilkeleri, çocuk haklarının savunulması, çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yardım ve çocukların potansiyellerini tam olarak gerçeklemelerine yönelik misyonunda UNICEF’e yol göstermektedir. Sözleşme, bu hakları içerdiği 54 maddede ve İsteğe Bağlı iki Protokolünde ortaya koymaktadır. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar tüm çocukların sahip olmaları gereken temel haklar şunlardır: yaşama hakkı; tam olarak gelişme hakkı; zararlı etkilerden, istismar ve sömürüden korunma hakkı ve ailesel, kültürel ve toplumsal yaşama katılma hakkı. Sözleşme’nin dört temel ilkesi ise şöyledir: ayrım gözetmeme; her durumda çocuğun yüksek yararını gözetme; yaşam, yaşama ve gelişme hakkı ve çocuğun görüşlerine saygı.

ÇHS’de yer alan her hak insan onuru ve her çocuğun uyumlu gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Sözleşme, çocuk haklarını, sağlık ve eğitimle birlikte hukuksal, medeni ve sosyal hizmetlere ilişkin standartlar getirerek korumaktadır.                                                                                                               
Ülke hükümetleri ÇHS yükümlülüklerini üstlenerek (belgeyi onaylayarak veya kabul ederek) çocuk haklarını sağlama ve güvence altına alma taahhüdünde bulunmuş olmaktadırlar. Ayrıca, bu taahhütlerini yerine getirmeleri açısından uluslararası topluluğa karşı bir sorumluluk da üstlenmektedirler. Sözleşme’ye taraf devletler,  politikalarını ve girişimlerini çocuğun yüksek yararını gözeterek belirlemek zorundadırlar.

1989-2009:
Sözleşme çocuk hakları alanında ilerleme sağladı, ancak ortada daha yapacak işler var

Dan Seymour                                                                                                           

Çocuk Haklarına dair Sözleşme, tüm çocukların insan haklarını teyit eden ve hukuksal bağlayıcılığı olan ilk uluslararası belge olarak 1989 yılında ortaya çıktı. Geçtiğimiz 20 yıl içinde çocuk hakları alanında önemli ilerlemeler kaydedilmekle birlikte, bugün bu alanda yapılacak henüz çok iş var. UNICEF Politikalar ve Uygulamalar Dairesi’nden Toplumsal Cinsiyet ve Haklar Birimi Başkanı Dan Seymour’un konuya ilişkin değerlendirmeleri şöyle: 

Çocuk Haklarına dair Sözleşme (ÇHS), çocuklar için uygun bir dünya yaratma doğrultusundaki tarihsel çabalarda önemli bir dönemeç noktası oluşturmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevesinde bağlayıcılığı olan sözleşme, Birleşmiş Milletler Üye Devletlerinin evrensel saydıkları, başka bir deyişle tüm çocuklar için, tüm ülkelerde, her kültürde ve her zaman geçerlilik taşıyan ilkeleri ortaya koymaktadır. Bu evrensellik, çocukların insanlık ailesinin üyeleri olmaları gerçeğinden kaynaklanmaktadır.

 Sözleşme, yasalarda çocukları daha iyi koruyacak değişikliklerin yolunu açmış, uluslararası kuruluşların çocuklar için yürüttükleri çalışmalara bakışını değiştirmiş, silahlı çatışma durumlarında çocukların daha iyi korunmalarını sağlayacak yeni bir gündem oluşturmuştur.

Tüm dünyada etkili

Dünyanın her bölgesinde ÇHS’nin yasa ve uygulamalar üzerindeki etkilerine ilişkin çeşitli örnekler görülebilmektedir. 1990 Brezilya, Sözleşme’nin onaylanmasının ardından Sözleşme ilkelerini temel alarak yeni bir Çocuk ve Ergen Yasası hazırlamıştır. Burkina Faso, Sözleşme’de yer alan katılım hakkının bir uzantısı olarak, önerilen yasa tasarılarını incelemek üzere bir Çocuk Parlamentosu oluşturmuştur.

ÇHS, Güney Afrika’nın onayladığı ilk uluslararası sözleşme idi.   Bu onay üzerine ülkede fiziksel cezanın yasaklanması ve çocuklar için ayrı bir ceza sistemi oluşturulması gibi yeniliklere gidilmiştir. Rusya Federasyonu da ÇHS doğrultusunda çocuk ve aile mahkemeleri oluştururken, Fas çocuk haklarını izlemek üzere bir Ulusal Enstitü kurmuştur.                                                      
Finlandiya Sözleşme’nin verdiği esinle çocuklara ilişkin bir dizi yeni önlem almıştır. Bunların arasında erken dönem çocuk bakımı ve eğitimine yönelik bir plan, kapsamlı bir eğitim için müfredat, okul sağlığı kalitesi açısından tavsiyelerle birlikte yoksulluk ve toplumsal dışlanmaya karşı bir eylem planı yer almaktadır.

Eritre ise benimsediği geçici Ceza Yasası ile çocuklarını ihmal, istismar veya terk eden ana babalar ve vasiler için çeşitli cezalar öngörmüştür.

Bekleyen görevler

ÇHS’ye yönelik bu yaygın benimsenme, belgenin yeni bir şey olmadığı ve özel görevler getirmediği şeklinde bir yanlış anlamaya yol açabilir. Gelgelelim, çocukların hak sahibi olmaları anlayışı bile henüz evrensel kabul görmekten çok uzaktır. Bugün bile çok sayıda çocuk yetişkinlerin “malı” gibi görülmekte, çeşitli biçimlerde istismar ve sömürüye maruz bırakılmaktadır.

Sözleşme’nin 12. Maddesinde ifadesini bulan çocukların kendilerini etkileyen meselelerde söz söyleme hakları salt gündelik pratikte es geçilmenin ötesinde, pek çok kişi açısından bu hakkın meşruiyeti bile tartışılmalı durumdadır.

Dahası, çocukların yüksek yararının, Sözleşme’nin 3. Maddesinde öngörüldüğü gibi, kendilerini etkileyecek tüm kararlarda birinci derecede gözetildiği bir dünyada yaşadığımızı da iddia edemeyiz. Tersine, insanlığın elindeki kaynakları nerelere tahsis ettiğine, savaşlara ve savaş harcamalarına bakıldığında, çocuğun yüksek yararının pek az gözetildiği görülecektir.

Değişimin temeli 

Tüm güçlü fikirlerde olduğu gibi ÇHS de dünyanın çocuklara yönelik tutumunda köklü ve derin bir değişiklik talebini yansıtmaktadır.                                                                                                              
Dünyanın çocukların haklarına saygı göstermediği, hatta bu hakların varlığını inkâr ettiği, önlenebilir nedenler yüzünden ölen, okula gidemeyen, gitse bile kaliteli eğitim alamayan, büyükleri AİDS’e yakalandığında ortada bırakılan veya kendilerini koruyamayacakları istismar, sömürü ve şiddet olaylarına maruz kalan çocuk sayısının ürkütücü boyutlarda olmasından da bellidir.

Sözleşme’nin ulaşması gereken hedeflere ulaşmış olduğunu söyleyebilecek durumda değiliz. Ancak, Sözleşme, değişmesi gerekeni değiştirmede kendi rolümüzü oynamamız açısından bize sağlam bir zemin sunmaktadır.

Sözleşme’nin Gücü

Bu değişimin gerçekleşmesi ÇHS’yi eksiksiz biçimde kullanmamızı ve belgenin en güçlü üç yanından yararlanmamızı gerektirmektedir.

  • Birincisi, Sözleşme hukuksal bir belgedir; bu niteliğiyle hükümetlerin kendi egemenlik alanlarındaki çocuklara yönelik sorumluluklarını ikirciksiz biçimde tanımlamaktadır.
  • İkincisi, Sözleşme, toplumun çeşitli kademelerindeki farklı aktörlerin çocuk hakları ile ilgili görevlerini ortaya koyan bir çerçevedir. Bu niteliğiyle Sözleşme, bu görevlerin yerine getirilmesi için gereken bilgi, beceri, kaynak veya yetkileri kavramamıza yardımcı olmaktadır.
  • Üçüncüsü, Sözleşme, etik bir bildirge olarak, dünya çocuklarına elimizde en iyi ne varsa hepsini verme yükümlülüğümüze ilişkin temel insan değerlerimizi yansıtmakta ve bunları temel almaktadır.

ÇHS’nin 20. yıldönümü bizlere en başta önünüzde duran görevleri anımsatmaktadır. Sözleşme, çocukları insani gelişmenin merkezine yerleştirecek bir devrim talep etmektedir. Bunun gerekçesi yalnızca böyle bir yatırımın güçlü getirileri (ki bu da vardır) ve çocukluk dönemine özgü savunmasızlığın şefkatle dengelenmesi gerekliliği (ki bu da bir gerçektir) değil, daha temel bir gerçekte yatmaktadır: Çünkü bunlar çocukların hakkıdır.