Anasayfa > Basın Merkezi > 2010 > Temmuz > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (7/2010)

2010/07/20 - Orta Asya ve Doğu Avrupa Gençleri Suçlanma ve Dışlanmaya Maruz


VİYANA-Doğu Avrupa ve Orta Asya'da HIV salgını derinden, ancak alarm verici bir hızla yaygınlaşmaktadır. Bu hafta UNICEF tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre bu yaygınlaşmada uyuşturucu kullanımı, yüksek riskli cinsel davranışlar, önleyici bilgi ve tedaviye başvurmaktan alıkoyan toplumca damgalanma gibi etmenlerin de payı vardır.

“Suçlanma ve Dışlanma: Doğu Avrupa ve Orta Asya’da çocukları etkileyen gizli HIV salgını” başlıklı rapor, HIV’lı çocukların, riskli davranışlarda bulunan ergenlerin, uyuşturucu kullanan hamile kadınların ve bölgede halen sokaklarda yaşayan veya çalışan bir milyonu aşkın çocuğun ve gencin karşı karşıya olduğu sorunları gün ışığına çıkarmaktadır.   

Marjinal konumlara itilen gençler her gün çok yönlü risklerle karşı karşıyadır. Uyuşturucu kullanımı, fuhuşla birlikte diğer sömürü ve istismar biçimleri dahil olmak üzere bu riskler onları HIV’a daha da açık hale getirmektedir. Bölgede 3.7 milyon kadar enjeksiyonla uyuşturucu kullanan bulunduğundan – dünya toplamının hemen hemen dörtte biri- mevcut durum daha da büyük bir sorun yaratmaktadır. Bu bağımlıların birçoğunda uyuşturucu kullanımı ergenlik yıllarında başlamaktadır.

Mevcut sağlık ve sosyal refah hizmetleri ise en riskli durumda olan ergenlerin gereksinimlerine yanıt verebilecek yeterlilikte değildir. En riskli durumdaki bu gençler, HIV konusunda bilgi ve tedavi aradıklarında ise çoğu kez ahlaki yargılar, suçlanma ve hatta cezai kovuşturma ile karşılaşmaktadırlar. 

UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake konuya ilişkin olarak şunu söylemiştir: “Toplumun kenarlarında yaşayan çocuklar ve gençlerin, sert bir dışlanmaya değil sağlık ve sosyal refah hizmetlerine ihtiyacı vardır.”  

HIV taşıyan veya enfeksiyon riski altında olan gençlere ulaşmak ve onlara yardımcı olmak için, tıp mesleğinden olanların ve diğer yetkililerin, marjinal konumdaki ergenlerin özel gereksinimlerine yanıt verecek, yargılayıcı olmayan, onlara dostça yaklaşan hizmetler sunmaları gerekir.

Örneğin Rusya Federasyonu’nda üreme ve cinsel sağlık, bilgilendirme, danışmanlık ve psikolojik destek hizmetleri sunan 100’ü aşkın genç dostu hizmet tesis ve kuruluşu bulunmaktadır. Moskova’daki Atis sağlık merkezi ise gelecek için umut veren ve yaşam kurtaran bir başka girişimdir.

UNAIDS Genel Direktörü Michel Sidibé şöyle demektedir: “Çocukları ve ergenleri güçlendirip korumaksızın doğu Avrupa ve Orta Asya’da AİDS salgınının önünü kesemeyiz. Bu insanları çocukluklarından yoksun bırakmamamız gerekir.”

“Bu insanların HIV önleme ve tedavi hizmetlerine erişimlerini sağlamak bizim sorumluluğumuzda olan bir görevdir.”

Tacikistan’daki bir HIV önleme ve tedavi merkezi seks işçisi ergen kızlara ulaşmak için güvensizlik duvarlarını yıkmaktadır. Bu merkezin hizmetlerinden yararlanan bir genç şöyle demektedir: “Başta, tıbbi muayenenin, tedavinin ve verilen kondomların gerçekten özel ve ücretsiz olduğuna inanmamıştım. Bunun polisin bir başka tuzağı olduğunu sanmıştım. Oraya ilk kez bir sosyal çalışma görevlisi ile gittim, ama artık tek başıma gidiyorum ve arkadaşlarımı da bu hizmetlerden yararlanmaları için teşvik ediyorum.”

Yakınlarda gerçekleştirilen ve bölgedeki altı ülkeyi kapsayan bir UNDP araştırması, HIV taşıyan birçok gencin hastalığın kendisinden çok tedavi arayanlara yönelik dışlanma ve damgalanmadan korktuklarını, bu yüzden de salgının gizliden gizliye daha da yaygınlaştığını göstermektedir. 

HIV’a ilişkin dışlama ve damgalama yetişkin ve ergenlerle de sınırlı değildir. HIV taşıyan küçük çocuklar bile okullara ve anaokullarına kabul edilmemekte, durumları öğrenilenler dışlanma ve istismar ile karşılaşmaktadır. HIV pozitif bir çocuğun bakıcı annesi durumunda olan Alla, çocuğunun HIV durumuna ilişkin bilgilerin diğer ailelere sızdırılması üzerine çocuğun nasıl dışlandığını “sınıf arkadaşları ona ‘iğrenç’ olduğunu ve onunla oynamayacaklarını söylüyorlar” sözleriyle anlatmaktadır.

UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake’in açıklaması şöyledir: “Bu rapor, başta güç durumdaki çocuklar ve gençler olmak üzere, HIV taşıyan veya bu riske açık herkesin haklarının ve onurunun korunmasına yönelik bir çağrıdır. Yargılayıcı ve dışlayıcı değil, güvene ve bakıma yönelik bir ortam yaratmamız gerekiyor. Doğu Avrupa ve Orta Asya, ancak HIV’lılara yönelik ayrımcılığa son vererek, salgının daha da yaygınlaşmasının önüne geçebilir.”

###

Yayıncıların dikkatine:  Ukrayna’nın değişik kesimlerinden, 12 ila 18 yaş arasında on beş çocuk ülkenin başkenti Kiev’de OneMinuteJr video çalışmasına katılmak üzere bir araya geldi. Katılımcılar bu çalışmaya UNICEF ile “Tüm Ukrayna HIV/AİDS’liler Ağı” adlı bir HDK tarafından davet edilmişlerdi. Çalışmaya katılan bu genç Ukraynalıların çoğu HIV pozitifti veya akrabaları ya da arkadaşları arasında böyleleri bulunmaktaydı. Katılımcıların her biri, HIV/AİDS’in yaşamlarını nasıl etkilediğine ilişkin 60 saniyelik bir film yaptı. Bu filmler arasından en iyileri ayrıca Viyana’da gerçekleşecek Küresel AİDS konferansı sırasında değişik salonlarda gösterilecektir. Filmler için: http://www.youtube.com/view_play_list?p=EA932652EF17D4E2

Daha fazla bilgi için temasa geçilecek adresler:

Kate Donovan, UNICEF New York, +43 699 195 405 08 or +1 917 378 2128,

kdonovan@unicef.org

Veronika Vashchenko, UNICEF Kiev, + 43 699 181 496 93 or +380-50-388-2951+38 050 388 2951, vvashchenko@unicef.org 
 

John Budd, UNICEF Geneva, + 41 22 909 5429, jbudd@unicef.org

Sema Hosta, UNICEF Türkiye, + 90 312 454 1010,  shosta@unicef.org