Anasayfa > Basın Merkezi > 2010 > Ekim > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (10/2010)

2010/10/18 - Türkiye'de dezavantajlı 0-6 yaş grubu çocuklar için yeni ufuklar


UNICEF ile Dünya Bankası tarafından birlikte düzenlenen iki günlük uluslararası konferansın ardından Türkiye'de Erken Dönem Çocuk Gelişimi (EÇG) programlarının yaygınlaştırılmasına yönelik yeni bir hamle gündemde. Konferans 13 Ekim'de sonuçlandı; ancak çalıştaylar ve danışma süreçleri konferans tavsiyelerini yaşama geçirmek üzere sürdürülüyor.

UNICEF ODA/BDT bölgesi direktör yardımcısı Kirsi Madi konferans sırasında yaptığı açılış konuşmasında şu noktayı vurguladı: “Eldeki bütün kanıtlar, 0-6 yaş grubundan çocukların gelişimine yönelik politikaların ekonomik büyüme için gerekli insani sermayeye yapılabilecek en iyi yatırım olduğunu göstermektedir.” Madi daha sonra yaşamın erken dönemine çocuğa sağlanacak bakımın ve uyarımın çocuğun uzun dönemdeki fiziksel sağlığı, eğitim başarısı ve sosyal davranışları açısından sağlayacağı yararları anlattı. Madi ayrıca EÇG’yi “kuşaklar arası süren yoksulluk ve eşitsizlik döngüsünü kırmada ana giriş noktası” olarak tanımladı.

Madi daha sonra sözlerine şöyle devam etti: “’Yatırım’ sözcüğünü bilerek kullanıyoruz. EÇG hangi hükümet olursa olsun baş öncelikler arasında yer almalıdır… Burada söz konusu olan yalnızca ilk yıllara yapılan bir yatırım değil, aynı zamanda özellikle en dezavantajlı konumdakiler başta olmak üzere tüm çocuklara eşit fırsatlar tanınmasıdır.”

Türkiye orta gelir düzeyinde bir ülkedir. Bununla birlikte farklı coğrafi bölgeler, toplumsal gruplar, kız ve erkek çocuklar arasında ciddi eşitsizlikler vardır. Dünya Bankası tarafından yapılan bir analize göre ana babaları eğitimsiz, yoksul kesimlerden çocukların gelişim açısından bodur kalma, erken yaşlarda okulu bırakma ve gene yoksullar arasına katılma olasılıkları daha yüksektir.


İşbirliği halindeki bakanlıklar

Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya sektör yöneticisi Jesko Hentschel Türkiye’nin OECD ülkelerinden alacağı dersler olduğunu belirtmiştir. Hentschel’e göre bu ülkeler “yapılacak en yerinde işin, bütünlüklü bir yaklaşım çerçevesinde en yoksul durumdaki çocuklara uzun dönemli, kaliteli ve etkisi yüksek müdahalelerle mümkün olan en erken dönemlerine ulaşmak olduğu sonucuna varmışlardır.” Bu yoldaki güçlükler arasında ise finansman, bakanlıklar ve kurumlar arasında bütünleşme ve kamu politikasını topluluk katılımı ile kaynaştırmanın yollarının bulunması gösterilmiştir. Konferansta gerek Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın gerekse Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun yer almaları hükümet içinde EÇG’ye yönelik işbirliğinin pekişmesi şeklinde yorumlanmıştır.

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Akdağ daha çok sayıda çocuk psikologuna duyulan ihtiyacı vurgularken şunları söylemiştir: “Anneler ve çocuklar için her şeyi yapmaya kararlıyız. Bu bizim görevimiz ve geleceği ilişkin güvencemizdir. EÇG için daha sıkı çalışmamız gerekiyor. Ana babalarımızı ve ilgili mesleklerden kişileri çok iyi eğitmemiz gerekiyor.”

Eğitim Bakanı Çubukçu ise konuşmasında şu noktayı vurguladı:  ‘Bu alandaki başarı, okulda düşük performans, okul terki,  sağlıksızlık ve suça itilme gibi sorunları önleyecektir. Gerçi değişim başladı, ama sistemde tek bir çocuğun bile geride kalmasına yol açan ne varsa değiştirilmelidir.”

Ankara Üniversitesi Pediatri Profesörü ve halen UNICEF ve WHO çocuk gelişimi danışmanı olan Prof. Dr. İlgi Ertem ise konuşmasında Yaşam Boyunca Erken Dönem Çocuk Gelişiminin önemi üzerinde durdu ve EÇG alanında kanıtlara dayalı yeni biyoekolojik yaklaşım çerçevesinde araştırma, hizmet ve politikaların güncelleştirilmesi çağrısında bulundu. Profesör Ertem ayrıca EÇG hizmetleri bağlamında temel sağlık bakımı ile hastane bakımı, sağlık ve eğitim hizmetleri arasındaki sürekliliği sağlama ihtiyacının altını çizdi.


Topluluk temelli yaklaşımlar

Konferansa katılanlar arasında Devlet Planlama Teşkilatı, sağlık ve eğitim bakanlıkları gibi resmi kuruluşların yanı sıra Brezilya, Çin, Rusya ve Polonya gibi ülkelerden gelen uzmanlar, çeşitli branşlardan akademisyenlerle birlikte yoksul ailelere topluluk temelli hizmetler sunan belediyelerin ve hükümet dışı kuruluşların temsilcileri de yer almaktaydı.

Söz alan çeşitli konuşmacılar Türkiye’de halen mevcut EÇG program ve hizmetlerine işaret ettiler. Bunların arasında çocuk yetiştirme eğitimi, erken dönem çocuk bakımının yeni uygulanan aile hekimliğine entegrasyonu ve halen sürmekte olan okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma çalışmaları yer almaktadır. UNICEF bu programların birçoğunun hazırlanmasında rol oynamaktadır. UNICEF halen AB tarafından da desteklenen, en fazla ihtiyacı olan çocuklara ulaşmak için topluluk temelli okul öncesi hizmet standartları ve çerçevesi geliştirmeyi amaçlayan bir projeye yardımcı olmaktadır.

Dünya Bankası’nın baş eğitim iktisatçılarından Emiliana Vegas Türkiye’deki EÇG sistemini “kurulu” olarak nitelemiş, ancak kapsam açısından bir an önce yaygınlaşması gerektiğine işaret etmiştir. UNICEF EÇG bölge danışmanı Deepa Grover ise şu noktayı vurgulamıştır: “gerektiği gibi sunulan, erken dönem çocuk sağlık, eğitim ve koruma hizmetlerinden oluşan bir karma hizmet, en dezavantajlı ve marjinal konumda olan çocuklarla çevrelerinden kaynaklanan riskler arasında koruyucu bir tampon oluşturabilir… Türkiye’de erken dönem eğitim hizmetlerinde ciddi bir yaygınlaşma görmemiz gerekiyor.” Grover, topluluk temelli yaklaşımların bu alanda bir ilerleme sağlayabileceğine değindi.


Eksi birden başlamak

Çeşitli katılımcılar yalnızca çocukların değil, başta anneler olmak üzere çocuklara bakanların da hedef alınmasının önemine dikkat çektiler. Konferansta üzerinde yaygın olarak durulan bir başka konu ise gençlerin ebeveynlik için zamanında hazırlanmalarının ve rahme düştüğü andan başlayarak çocuğa bakmanın önemi idi. TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi Başkanı ve konferansın kapanış konuşmasını yapan Dr. Cevdet Erdöl de son sözlerini bu konuya ayırdı. Erdöl, “sıfırdan altı yaşa” yerine “eksi birden altı yaşa” teriminin daha uygun düşeceği önerisinde bulundu.

Daha fazla bilgi için:
Sema Hosta, UNICEF İletişim Sorumlusu, Türkiye, + 312 454 1000 shosta@unicef.org