Anasayfa > Basın Merkezi > 2010 > Aralık > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (12/2010)

1 Aralık 2010 - ÇOCUKLAR VE HIV/AIDS


UNICEF, tüm çocukların esenliği için, Dünya AİDS günü'nü anarken, çocuk ve gençlerin - özellikle en dezavantajlı ve HIV/AIDS ile mücadele edenlerin karşılaştığı tehlikeyi bir kez daha hatırlatmak ister. Çocuk Haklarına dair Sözleşme, insan olarak çocukların sahip oldukları hakları ortaya koymakta ve ayrıca yaşamlarının bu kritik evresinde - 0 ile 18 yaş arası - ihtiyaç duydukları özel hakları ve koruyucu girişimleri belirlemektedir.
1 Aralık 2010 - ÇOCUKLAR VE HIV/AIDS
 

Küresel olarak, 2008 yılında tahminen 430 000 çocuk yeni HIV enfeksiyonu kapmıştır (DSÖ); bunların %90’dan fazlası anneden çocuğa geçiş (MTCT) yoluyla meydana gelmiştir. Tedavi edilmezlerse, enfekte çocukların yaklaşık yarısı ikinci doğum günlerini göremeden ölecek. Oysa etkili müdahalelerle, MTCT riski %2’nin altına düşürülebilmektedir. HIV’ın anneden çocuğa geçtiği yıllık vaka sayısı Türkiye’de azdır. Bu rakamların düşük tutulması ve etkin bir şekilde izlenmesi önemlidir.

Ergenlere, Özellikle Kızlara ve Genç Kadınlara Odaklanmak 
UNICEF’in görev alanı 0-18 yaş grubunun tümünü içine aldığından, ergen nüfustaki risk davranışları da bizim ilgi alanımıza girmektedir. 
2009 sonu itibariyle HIV/AİDS taşıyan gençlerin (15-24 yaş) oranı 5 milyondur. Bu sayı güvenli davranış ve uygulamalarla daha da düşebilir. Ergenler de dahil olmak üzere daha çok sayıda kişi kendilerini nasıl koruyacaklarını bilirse, daha çok can kurtarılabilir. Küresel istatistikler 15-24 yaş arası genç kadınların HIV pozitif olma olasılığının erkeklere göre sekiz kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

Türkiye’de, 15-24 yaş arası gençler arasında HIV/AİDS hakkında doğru bilgiye sahip olanların oranı erkeklerde yüzde 11,2, kadınlarda ise yüzde 9,6 olarak hesaplanmıştır. Sağlıkları konusunda gençleri güçlendirmek ve onları ilgili bilgileri almaya –ve aramaya- teşvik etmek için çaba harcanmalıdır.

Önlemeye Odaklanmak 
Sonuç olarak, Türkiye HIV/AİDS yaygınlığının düşük olduğu ülkelerden biridir (15-49 yaş arası nüfusun %0,2’sinden azı) ve önleme en iyi HIV yaklaşımını oluşturmaktadır.  Yapılan bir dizi çalışma, eğitim yoluyla güçlendirmenin HIV’ın önlenmesinde olumlu bir etki yaratabileceğini göstermektedir. Örneğin, okula kayıt ve devam oranlarındaki artış, eğitimin HIV enfeksiyonuna karşı bir "sosyal aşı" işlevi görme potansiyelini ortaya koymaktadır.

Damgalanma ve Ayrımcılık 
HIV ayrımcılık gözetmez –bu nedenle dünya da AİDS’lilere vereceği yanıtta ayrımcılık gözetmemelidir. Amaç sadece enfeksiyonun yayılmasını önlemek değil, aynı zamanda HIV’lı bir kişinin, özellikle de HIV’lı çocukların ayrımcılığa uğramasını önlemektir.


Çocuklar ve AİDS 5. Durum Değerlendirme Raporu Özeti’ni sizlerle paylaşıyoruz. Raporun İngilizce tam versiyonunawww.unicef.org.tr  adresinden ulaşabilirsiniz.