Anasayfa > Basın Merkezi > 2011 > Ocak > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (1/2011)

HAİTİ'DE YARALARIN SARILMASI - Yıkımın ötesine bakmak


ANTHONY LAKE - Ortada duran tonlarca yıkıntı. Çadır kentler dolup taşıyor. On binlerce çocuğun korunmaya ihtiyacı var. Haiti'ye ilişkin böylesine iç burkucu görüntüler - ve ülkede sürmekte olan krize ilişkin değerlendirmeler- bir yıl önce 12 Ocak günü ülkeyi sarsan depremin acı yıldönümünde düşüncelerimize hakim olmuştur.

Böylesine trajik boyutları olan bir acil durumda “kötü insanları” aramak kolay, kahramanları aramak ise çok daha zordur. Ancak, Haiti’de neyin yanlış olduğunu samimiyetle araştırıp bundan bir şeyler öğrenmek istiyorsak, neyin yolunda gittiğini ve neden gittiğini araştırmamız ve bundan yararlanmamız da gerekir.

Ortada devasa bir görev vardır – dünyanın en yoksul ülkelerinden birinde insani açıdan en olumsuz senaryo devreye girmiştir, büyük kayıplara ve felaketlere maruz kalınmıştır, ülkedeki kamu hizmetleri çökmüştür, önemli kayıtlar yok olmuş, ülkenin en kritik önem taşıyan alt yapı tesisleri harap olmuştur. Söz verilen yardımların gecikmesi ise onarım çalışmalarını daha da karmaşık bir hale getirmiştir.

Geçtiğimiz üç ay içinde kolera salgını yaklaşık 3.500 kişinin yaşamına mal oldu. Bugüne dek neredeyse 150 bin kolera vakası bildirildi. Kararlı çabalarımıza karşın bu ölümcül hastalığın yükselen dalgası henüz kırılamadı.

Ortada büyük engeller duruyor. Ancak, geriye dönüp baktığımızda unutmamalıyız ki işler çok daha kötü gelişebilirdi ve böylesine olumsuz koşullarda bile gerçek anlamda ilerleme mümkündür.

Haiti’deki yardım kuruluşları, 140 donör ülke, uluslararası STK’lar ve UNICEF dahil BM birlikte çalışarak pek çok insanın yaşamını kurtardı ve iyileştirdi. Ülkeye her gün sekiz milyon litreden fazla temiz su taşındı; gezici beslenme birimleri yaygın akut malnütrisyonun önünün kesilmesine yardımcı oldu; hemen hemen 2 milyon çocuk ve genç aşılandı.

Binlerce çocuk ailelerine yeniden kavuştu. Bugün psikolojik tedavi ve bakım sağlayan çocuk dostu mekânlardan oluşan ağ 100 bin çocuğa hizmet vermeye devam ediyor. Ayrıca, yeni başlatılan “Herkes Okula” kampanyası depremden doğrudan etkilenen çocukların yaklaşık yüzde 80’ine ulaşıyor.

Bunlar yalnızca başlangıçtır. Haiti’de –her acil durumda olduğu gibi—söz verilen yardımları en muhtaç durumdaki nüfus kesimlerine yönlendirmede daha iyisini yapmalıyız ve yapabiliriz. Hükümet, uluslararası yardım topluluğu ve yerel HDK’lar arasındaki eşgüdümü geliştirmeliyiz. Ayrıca, toplulukların kendi yaralarını sarma çabalarına daha fazla destek vermeliyiz.

Ortada daha yapacak bunca iş varken ve henüz pek çok kişi acı çekerken kendi kendimizi kutlamanın yeri ve zamanı değil. Ancak bu durum dövünüp yerinme vesilesi de yapılmamalı. Böyle yapılırsa henüz yardım sağlayabilecek olanların da şevki kırılır ve bu da yardıma mutlak ihtiyacı olanlara zarar verir. Üstelik kazanılan küçük zaferler inkâr edilmiş, yaşamı yeniden inşa etmek ve umutları yeşertmek için her gün çalışan kahramanlar da görmezden gelinmiş olur.

Depremden sonra, okulları yeniden inşa ederek çocuklara yardımcı olmaya karar veren ve bu amaçla Haiti’ye dönen mühendis ve radyo sunucusu Marie gibi kahramanlar da vardır. Söylediği gibi: “Eğer çocuklara okullarına gitme imkânı tanımazsak, tüm bir kuşağı yitireceğiz.”

Haitili çocuklara yaptığı yardımlar daha şimdiden efsane olan Frere Franklin gibi kahramanların felaketle birlikte insanlara temiz su sağlamak için sergilediği çabaların meyvelerinden tüm ülkede binlerce insan yararlanmaktadır.

Bir başka kahraman da Mauvette’dir. Bir hemşire ve Port-au-Prince’deki bir hemşirelik okulunun eski okutmanı olan Mauvette, canını zor kurtarmıştır ve şimdi kendini yeni doğan birçok bebeğin yaşatılmasına katkıda bulunan Mais Gate’deki ünlü ‘bebek çadırlarına’ adamıştır. Depremde annesini ve evini yitiren 15 yaşındaki Judith gibi genç kahramanlar tüm olumsuzluklara karşın umutlarını yitirmemiştir. Judith şimdi 8 yakınıyla tek bir odada yaşıyor ve okuluna gidebilmek için her gün 2 saat yol yürüyor. ``Zaman zaman vazgeçecek gibi oluyorum, ama içimden küçük bir ses bana devam etmemi söylüyor.”

Daha azına razı olabilir miyiz?

Bugün Haiti’de yıkıntıların ortada durduğunu, koleranın hala can aldığını ve siyasal kargaşanın ilerlemeyi engellediğini yadsımak mümkün değil. Ancak artık yıkıntı ve enkazın ötesine bakmanın, daha güçlü bir Haiti için çalışmanın zamanıdır. Bir yıl geçtikten sonra önümüzde bir seçenek var: Yeni bir kararlılıkla hep bir araya gelmek ve yararı ülkelerini onarmalarında Haitililere yardım etmek. Bunca Haitili umudunu yitirmemişken bir nasıl umutsuz olabiliriz ki?

Anthony Lake UNICEF Genel Direktörü’dür.