Anasayfa > Basın Merkezi > 2015 > Nisan > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (4/2015)

Suriyeli öğretmenler UNICEF aracılığıyla aldıkları teşvikten ötürü memnun


Elindeki PTT kartı ile kameraya poz veren Hamalı öğretmen Raid, "Bu teşvik beni daha da kamçıladı daha verimli olmam için." diyor. @UNICEF/Türkiye-2015/Yurtsever
KAHRAMANMARAŞ, Türkiye, Nisan 2015 – “O gün adeta bir bayram havası vardı” diyor şimdilerde Türkiye’de öğretmenlik yapan Suriyeli Raid.Teşvik ödemesini almak üzere PTT Şubesi’ne gittiklerinde ise yaşananları şöyle anlatıyor genç öğretmen: “Bayramlardaki gibi heyecanlıydık. Herkes teşviğini alıp, mutlu bir şekilde çadıra ailesinin yanına döndü.”

Yaşları 6 aylıktan 10 yaşa uzanan 4 kız çocuğu olan Raid “Benim çocuklarım giysi ve oyuncağa düşkün biraz. Tıpkı diğer çocuklar gibi. Hesabıma yatan teşvik ile ilk olarak onlara istediklerini aldım. Sevinçten havalara uçtular. Bu teşvik nedeniyle UNICEF ve Türk Hükümeti’ne çok ama çok teşekkür ederim.” diyerek duygularını paylaşıyor.

Suriye vatandaşlarına yönelik Türkiye’de yürütülen eğitim faaliyetinde gönüllü olarak görev alan binlerce Suriyeli öğretmeni desteklemek amacıyla, MEB kontrolünde ve denetiminde yürütülen proje kapsamında, Ocak 2015 tarihinden itibaren, UNICEF’in bağışçıları tarafından sağlanan fonlar PTT’ye ait PTTKART’lar aracılığıyla ödeniyor.

UNICEF’in Suriyeli öğretmenlere yönelik teşvik girişimi, Milli Eğitim Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, yerel yetkililer ve paydaşlar ile birlikte kamplarda ve kamp dışında eğitim alan çocuklara daha kaliteli bir eğitim amacıyla hayata geçirildi.

Söz konusu teşvikler sadece öğretmenleri ve onların çocuklarına katkı sağlamakla kalmayacak, öğretmenleri daha iyi bir eğitim sağlamaları için cesaretlendirecek ve önemli olduklarını hissettirecek. Öğretmenler tüm eğitim sistemlerinde önemli bir unsurdur. Onlar olmadan, huzurlu ve demokratik bir toplum inşa etmek gerçekten çok zor olurdu.

Ortak çabanın ürünü

Türkiye’deki kamplarda ve kamp dışındaki okullarda gönüllü olarak çalışan Suriyeli öğretmenleri mutlu eden bir başka gelişme yaşandı. UNICEF, Milli Eğitim Bakanlığı ve PTT işbirliği ile aylık teşvik ödenmesine başlandı. Avrupa Birliği / ECHO, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Japonya, Kanada, Kuveyt ve UNICEF Hollanda Milli Komitesi’nden gelen fonlar ile sağlanan teşvikler kapsamında; kamp dışında kalan öğretmenlere 220, kampta kalanlara ise 150 Amerikan doları tutarında teşvik veriliyor. Teşvikten 4,000’den fazla Suriyeli öğretmen faydalanıyor.

Bu proje Avrupa Birliği’nin “Barışın Çocukları” girişiminden sağlanan fonlar ile cömert bir şekilde desteklendi. Avrupa Birliği insani yardım fonlarının yarıdan fazlasını çatışmalardan etkilenen bölgelere ayırıyor. İnsani yardım bütçesinin yüzde yirmisi de çocuklara yardım eden UNICEF gibi insani yardım kuruluşlarına gidiyor. AB, koruma, psiko-sosyal destek, mayın riski eğitimi sağlayan projelere ve çocukların asker olarak kullanılmasına karşı faaliyetlere fon sağlayarak çatışmalardan etkilenen çocuklara destek oluyor. AB, ayrıca, acil durumlarda ve kriz anlarındaki eğitim faaliyetlerine de fon sağlıyor.  
    
2012 Nobel Barış Ödülü de Avrupa kıtasındaki barışa katkılarından dolayı AB’ye verildi. AB, daha az şanslı olanlarla dayanışma ruhu içinde, Nobel Barış Ödülü parasını barış içinde büyüme şansı ellerinden alınmış çocuklar için harcamaya karar verdi. Avrupa Birliği, Nobel barış ödülü parasını iki katına, 2 milyon Euro’ya çıkararak çatışmalardan etkilenmiş çocuklara eğitim sağlamaya yönelik projelere vermeye kararlaştırdı. Bu projeler kapsamında Suriyeli çocukların eğitimine yönelik olarak da destek sağlanıyor. Bu kapsamda UNICEF Türkiye tarafından Suriyeli öğretmenler için sağlanan teşviklerin bir kısmı da AB İnsani Yardım Bürosu’nun (ECHO) denetiminde AB fonları ile karşılanıyor.

Suriyeli öğretmenler kendileri için düzenlenen bir psikososyal destek eğitimi için TOKİ Duran Karabuğ Anadolu Lisesi’nde bir araya gelirken, biz de   onlarla bir kahve molasında sohbet etme imkanı buluyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinesinde, UNICEF’in teknik ve finansal desteği ile gerçekleştirilen söz konusu eğitime Kahramanmaraş Kampı’nda görev yapan 132 öğretmen katılıyor. Onlardan biri de Raid Ramadan.

“Öğretmenlik gurur verici bir meslek”

Suriye’nin Hama kentinden 2012 yılının Ağustos ayında Türkiye’ye gelerek Kahramanmaraş Kampı’na yerleşen 35 yaşındaki Raid 14 yıllık tecrübeli bir sınıf öğretmeni. Öğretmenlik mesleğini “anlamlı bir görev olduğu ve çağdaş, problem çözebilen bir toplum yaratma şansı verdiği için” tercih ettiğini söylüyor Raid ve ekliyor: “Açıkçası şu anda kendimle gurur duyuyorsam bunun sebebi olumlu bir şeyler yapabiliyor olmam. Topluma bir katkıda bulunabiliyorum.”

Raid diğer öğretmen arkadaşları gibi ilk teşviğini 10 gün önce almış. O anki duygularını heyecanlı bir şekilde aktarıyor : “Çok memnun oldum. Bu teşvik daha verimli olmam için beni kamçıladı. Kafamı kurcalayan maddi sorunlar azaldı. Şimdi öğretmeye daha çok odaklanabilirim.”

Eğitime katılan öğretmenler arasında 6 çocuk annesi Hanen Elcur da var. Halepli olan ve iki yıl önce Türkiye’ye gelen Hanen, 13 yıllık deneyimi olan bir öğretmen. Branşı sınıf öğretmenliği ama ek olarak İngilizce dersleri de veriyor. Kamptaki ilkokulda görev yapan Hanen, “Öğretmenliğin dünyadaki en kutsal meslek” olduğunu düşünen binlerce insandan biri.

Hanen: “Çocuklarıma yeni giysiler aldım”

Bu konuyla ilgili olarak Hanen Elcur görüşlerini şöyle açıklıyor: “Ödeme öyle bir zamanda geldi ki. O teşvik olmasa belki çocuklarıma giysi alamayacaktım. Şimdi yeni kıyafetleri var ve çok mutlular. Biz büyük bir aileyiz. O yüzden az da olsa bizim için önemli bir katkı oldu.”

Kendisi için ne almayı ya da ne yapmayı istediğini merak ediyoruz. “En başta borçlarımızı ödemek isterdim. Buraya gelmek için de geldikten sonra da borç almak zorunda kaldım. Suriye’deki evimiz harap oldu. Ev eşyalarımız çalındı. Evin tamiri ve çalınan eşyaların yeniden tedarikinde kullanırdım” diye yanıtlıyor. Görüyoruz ki kendisinden önce yine ailesini düşünüyor. PTT kartı ile ATM’den para çekmekte zorlanmadığını, bir arkadaşının kendisine yardımcı olduğunu söylüyor Hanen.

Son olarak gönüllü öğretmenlik yapmanın nasıl bir duygu olduğunu soruyoruz: “Bizlere şimdi ‘size maaş ya da teşvik veremeyeceğiz’ deseler yine gönüllü olarak öğretmenliğe devam ederim. Bizim buraya gelişimizdeki temel neden buranın güvenli olması ve okulların bulunmasıydı. Bu anlamda Türk hükümetine ve Türk halkına çok teşekkür ederiz. Bizi çok iyi ağırlıyorlar. En önemlisi de çocukların eğitiminin devamına gösterdikleri ilgiden dolayı öğretmenler ve aileler olarak çok mutuluyuz.”