Anasayfa > Basın Merkezi > 2016 > Mayıs > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (5/2016)

YENİ, YENİDEN VE HER ŞEY İÇİN


Suriyeli çocuklar, Türk Kızılayı Gençlik çalışanı Adnan ile UNICEF'in desteklediği Mobil Çocuk Dostu Alanda, gençliğin sesi dijital haritalandırma raporlarını düzenliyor. ©UNICEF/Turkey/2016/Durmus
Nisan 2016’da, Türk KIZILAYI ortaklığında ve Avrupa Birliği Suriye Bölgesel Güven Fonu’nun (Madad) finansal desteği ile UNICEF Türkiye’de Gençliğin Sesi Dijital Haritalandırma Çalışmasını başlatmıştır. Bu proje ile Türkiye’de yaşayan Suriyeli gençler, yaşadıkları bölgelerde bulunan okul, ergen dostu mekânlar ve çocuk koruma merkezleri gibi kendileri için hayati olan hizmetleri haritalandırarak öne çıkarabilecekleri bir platforma sahip oldular. 

Türk Kızılay’ı Gençlik Çalışanları Türkiye genelinde çocuklar ve gençlerle çalıştaylar düzenleyerek dijital haritayı oluşturmak üzere eğitildi. İkinci adım olarak, Türkiye’de yaşayan ve bu proje için seçilen Suriyeli gençler dijital haritayı doldurmaya başlamak için çalıştaylara davet edildi. Aşağıdaki yazıda eğiticilerden biri çalıştay sırasında yaşadıklarını anlatıyor.  


Bir çocuk dünyaya gelirken eline bir kalem ve bir kağıt verilir, hikâyesini yazmak ve yazdığını diğer insanlarla paylaşması için. Silgi verilmez insana. İnsanlar hikayelerini yazarken hiçbir ayrıntıyı atlayamazlar. Önemli veya önemsiz her şey yer edinir kendine.

Bu hikayede öyle yerler olur ki böyle kalemi bastıra bastıra yazarsın. Her baktığında, her okuduğunda, her hatırladığında tekrardan etkisinde kalırsın.

UNICEF’in Gençliğin Sesi Dijital Haritalandırma Çalışması eğitiminden sonra Ankara’dan Şanlıurfa’ya dönerken hikâyemde kalemi kırarcasına bastırarak yazacağım bir bölümün olacağına hiç ihtimal vermemiştim. Çocukların önceden yaşadıkları, geldikleri yerler, maruz kaldıkları olay ve travmalardan sonra benim onlara anlatacaklarımın onlarda pek heyecan uyandırmayacağı kanısındaydım. Bu durumun tam tersi olacağı hiç aklıma gelmezdi.

Ortalama üç yıldır Türkiye’de olan bir genç grupla UNICEF’in desteklediği Mobil Çocuk Dostu Alan’da, bir Türk Kızılay’ı Gençlik çalışanı olarak, eğitime başladım. Bu gençler, Türkiye’ye gelmelerinin üzerinden birkaç yıl geçmesine rağmen, ilk kez bu sene eğitim sisteminin içine dahil olmuşlar. Hayatlarının en verimli çağında mecburi bir tekdüze hayat yaşıyorlar.

Düşünsenize 14-15 yaşındasınız, evinizin dışına çıktığınız zaman ya işe ya da okula gideceksiniz. Başka bir seçeneğiniz yok! Bunun yanında uzun zamandır kendileriyle veya çevrelerindeki herhangi bir problemin/sorunun çözümüne dâhil olamadıkları için enerjileri ciddi bir şekilde sönmüş.

Bazıları on beş yaşında olmasına rağmen birinci sınıf öğrencisi. Çoğunluğu kendisinden küçük çocuklarla aynı sınıfta okuyor. Hatta kendisinden küçük iki kardeşiyle aynı sınıfta okuyanlar bile var.

Çocuk Dostu Alan’da çalıştaya ilk başladığım gün çocuklar hemen kendilerini ifade etmeye başladılar, söylemek istedikleri yıllardır birikmişti içlerinde. Kimseyle konuşmamışlardı. Kimseye dertlerini açmamışlardı. Çünkü onlar yaşadıklarından sonra artık yetişkinlerdi ve yetişkinlerin sorunları olmazdı onlara göre. Ya da anlatacak bir yerleri olmadığı için böyle düşünüyorlardı. Biriktirdiklerini anlatacakları yeni bir yerleri, dijital haritaları vardı artık. Kimseye konuşmak zorunda değillerdi. Hayal dünyalarında yaşadıklarını paylaşabilecekleri ve akranlarının seslerine ses verebilecekleri bir yerdi orası. Değişim için bir ışık yakacaklardı.

Bu kadar zor şartlar altında yaşayan gençlerin, çocukların dünyayı hala değiştirebileceklerine inanmaları kadar büyük bir erdem var mı? Bu çocuklar umutlarını yitirmediler- kendi yaşamlarını ve başka yaşamları değiştirebileceklerine inanıyorlar. Bütün dinlerin ve felsefi inançların kutsal kabul edeceği bir duruşa sahipler. Bu duruşa sahip gençlerle çalışmaktan ve desteklemekten daha güzel bir şey var mı? Her gördüğün yüzde yaşama tutunma azmini gördükçe, mücadele etmek için sende kendini daha güçlü hissediyorsun.

Çocukların ‘’Değiştiğiniz kadar yaşar, değiştirmeye çalıştıklarınız kadar var olursunuz bu dünyada’’ sözünden sonra bende onlar kadar inanmaya başladım.

Size birkaç soru sormak istiyorum; En temel haklarınızdan mahrum şekilde nasıl yaşayabilirsiniz? Böyle bir şeyi düşündünüz mü hiç? Böyle bir durumda ne yapardınız? Hangimiz bu şartlarda daha iyi bir dünya için mücadele ederdi? Hangimiz kendi yaşıtlarımızın sorunları çözülsün diye enerjimizi harcardık? Eminim çoğunuzun bunlara cevabı hayırdır. Bütün bu sorulara cevabı evet olan Suriyeli çocuklara bir teşekkürden daha fazlasını borçluyuz.

Gökyüzüne mektup göndereceğiz. Bulutlar mektubumuzu sahibine götürecek. Sonra bulutlar bize cevabı getirecek. Ya güneşi verecekler bize ya da fırtına, yağmur.

İster yağmur isterse kar olsun. Güneş bizim, alacağız onlardan demişti 13 yaşındaki Helin.

Siz hiç hayatınızda bu kadar cesur olmuş muydunuz?

Adnan Turan

UNICEF’in desteklediği Mobil Çocuk Dostu Alan’da Türk KIZILAYI Gençlik Çalışanı


Gençliğin Sesi Dijital Haritalandırma Çalışması Türkiye’de Avrupa Birliği Suriye Bölgesel Güven Fonu’nun (Madad) finansal desteği ile,Türk KIZILAYI ortaklığında uygulanmıştır.