UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (8/2016)

Çocukların Yeniden Gülümsemesi İçin Nakit Yardım


Mahmoud Halep'teki bir bombalı saldırıda aldığı yaraların izlerini hâlâ yüzünde taşıyor.
İzmir, 26 Temmuz2016 – Tüm gülümsemeler özel ve paha biçilmezdir. Ancak bazı gülümsemelerin çok özel bir değeri vardır. Mesela 8 yaşındaki Mahmoud’un yüzünde beliren gülümsemenin olduğu gibi. Çünkü Mahmoud’un tebessümü artık yüzündeki ifadeleri daha iyi denetleyebildiğinin, uzun ve zorlu bir tedavinin ardından iyileşmekte olduğunun bir işareti…  

Mahmoud iki yıl önce Suriye’nin kuzeyindeki Halep kentinde evinde oynarken bitmek bilmeyen çatışmalar sonucu ciddi bir şekilde yaralanmıştı. Olayın ardından derhal Türkiye sınırından geçirilerek Gaziantep’te bir hastaneye yatırılan Mahmoud, burada bir aydan fazla yoğun bakımda kaldı. Her ne kadar sonunda iyileşse de, yüzünde ve vücudunda ağır yara izleri kaldı. Yaşadığı psikolojik travmanın etkileri ise hâlâ sürüyor. 
 
Annesiyle babası iş bulamayınca Halep’e dönmeye karar verdi ve Mahmoud’u büyükannesi Yeter’e bıraktı. Küçük yaşlardaki 5 çocuğunun yanı sıra Mahmoud’un da bakımını üstlenen Yeter, kendisini daha güvende hissettiği İzmir’e yerleşmeye karar verdi. İzmir’e geldikten sonra Yeter ve ailesi Alsancak’ta Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) tarafından yönetilen UNICEF Çocuk Koruma Destek Merkezi’ni sık sık ziyaret etmeye başladı. Yeter bu merkezde, Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Genel Müdürlüğü’nün de desteğiyle (ECHO) Mahmoud’un büyük ihtiyaç duyduğu tedaviyi yaptırabilme olanağına kavuştu.
 
Merkezdeki sağlık görevlileri Mahmoud’un sağlık durumunu düzenli takip ederek boyun ve yüz kısmında zarar gören dokuyu onarmak için gerekli enjeksiyonları yapıyor. Yeter “Bu yardımlara büyük teşekkür borçluyuz.” diyor gülerek. “Mahmoud’un tedavisi için ödeme yaptığım halde elimde hâlâ kiramın bir kısmını karşılayacak kadar para kaldı. Çok şükür, bu yardım tam da zamanında geldi!”
 
Ancak, hepsi bununla sınırlı değil. Merkez aynı zamanda sosyalleşip oyun oynamaları için Mahmoud gibi çocuklara güvenli alanlar da sağlıyor. Mahmud’a buraya gelmeyi sevip sevmediğini sorduğumda yüzünde güller açıyor ve hızla başını aşağı yukarı sallıyor. “Mahmoud dışardaki çocuklarla oynamak istediğinde görünüşü nedeniyle onunla alay edip dışlıyorlar. Buna o kadar üzülürdü ki maskesini ve güneş gözlüklerini takmadan hiçbir yere gitmezdi.” diye anlatıyor Yeter. Gözlerini kısa bir an yana çevirdikten sonra sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bu merkez farklı; onun gerçekten ve rahatça kendisi olabildiği yer burası. Burada o kadar özgür ve mutlu ki imkânı olsa her gün gelir.” 
 
Ama ne yazık ki bu her zaman mümkün değil. Düzenli bir gelire sahip olmayınca, Yeter ve çocukları geçinmek için çalışmak zorundalar. Yeter’in 14 yaşındaki en büyük oğlu ailenin geçimini sağlayan başlıca kişi: Haftanın altı günü bir ayakkabı fabrikasında çalışıyor ve haftada 100 TL (yaklaşık 30 dolar) kazanıyor. Yeter’le diğer çocukları ise sokaklarda işyerlerinin önünü temizleyerek kazandıkları haftalık 35 lira ile geçime katkı sağlıyor. “Çocuklarımın okula gidip bir şeyler öğrenmelerini, çevre edinmelerini ve kendilerine bir gelecek kurmalarını ben de çok isterdim.” diye itiraf ediyor Yeter. “Ama durumumuz buyken başka ne yapabilirim ki?” 
 
Yeter, elindeki boya kalemleriyle sakin sakin resim yapan kızı 11 yaşındaki Betül’e bakıyor.  Betül’e gelecekte ne olmak istediğini sorduğumuzda birden gözleri parlayıveriyor ve “Doktor olmak istiyorum; olunca anneme ve Mahmoud’a bakarım” diyor. Mahmoud’a gelince; onun hayalleri farklı. Aynı soruyu ona sorduğumuzda, utangaçça gülüp ÇKDM’ye gelirken yanından geçtiği lunaparka işaret ediyor. O şimdilik sadece kendini serbest hissedip dışarıda oynamak istiyor.