UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (8/2016)

Yeni Bir Yaşama Başlamak İçin Nakit Yardım


Osman ve Neda çocuklarının okullarındaki başarısından gurur duyuyor. All photo credits: © UNICEF Turkey/2016/Barkan
İZMİR, 26 Temmuz 2016 – Ailesi evlerinden çok uzakta yeni bir yaşama başlamış olmasına rağmen çocuklarının okulda çok başarılı olduğunu anlatırken Osman’ın adeta gözleri ışıldıyor, sonra da coşkuyla ekliyor: “Geçen dönem hepsi iftiharla geçti!” 

Osman Hassun ve ailesiyle UNICEF’in İzmir Alsancak’taki Çocuk Koruma Destek Merkezi’nde (ÇKDM) tanıştık. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) tarafından yönetilen merkez, UNICEF’in Türkiye’nin dört bir yanında kurduğu benzer 5 merkezden biri. Bu yılın başlarındaki kuruluşundan bu yana dış hizmetler ekibinde görev yaptığı için merkezi sık sık ziyaret eden Osman, hem merkezdeki personel hem de merkeze uğrayan aileler tarafından iyi tanınan biri. 
 
Hassun ailesi, Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Genel Müdürlüğü’nün (ECHO) desteği sayesinde finansal yardımlar ve hijyen kitlerinden yararlanan 4 bin aileden biri. UNICEF ve SGDD, 2016 yılı baharında 7.500 ECHO e–kartı dağıttı. Her biri yaklaşık 100 dolar değerinde olan bu kartlar İzmir, Ankara, Adana, İstanbul ve Kayseri’deki güç durumdaki ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini amaçlıyor.  Osman, 8 çocuğunun yanı sıra engelli bir kız kardeşinin bakımını üstlendiği ve özel ihtiyaçları nedeniyle 3 kart aldı. Aileler, ellerindeki bu kartlar ile önceden onaylanmış mağazalardan yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaç malzemeleri alabiliyor ve böylece zaten sınırlı olan gelirlerini kira, ulaşım ve okul gibi diğer kritik harcamalara ayırabiliyor. 

Hassunlar Türkiye’ye Suriye’nin kuzeyinde büyük bir yıkımın yaşandığı Halep kentinden geldi. Şiddet 2013 yılında bir emekçi mahallesindeki evlerinin kapısına gelip dayandığında, ayakkabıcılık yapan Osman eşi, kız kardeşi ve çocuğuyla birlikte kentten güç bela kaçarak canını kurtarabildi. 
 
Osman Halep’ten Gaziantep’e olan yolculuklarını güçlükler içinde geçen korku dolu bir deneyim olarak anlatıyor. Osman, ailenin neredeyse varını yoğunu sınırı geçmelerine yardım etsinler diye kaçakçılara vermiş. Ancak kaçakçılar onları gecenin bir yarısı sınırın güvenliksiz bir bölgesinde bırakıp gitmiş. “Başka seçeneğimiz yoktu.” diyor Osman. “Kız kardeşimi sırtıma, ailemi de arkama aldım. Zifiri karanlık bir gecede neredeyse 2 kilometre kadar yürüdük. Aileme ve çocuklarıma bir gelecek vaat edebileceğim tek fırsat buydu; artık geri dönemezdim…” 

Osman ve eşi Neda Türkiye’ye geldikten kısa bir süre sonra aileleriyle birlikte İzmir’e taşınmış. En büyük öncelikleri, kendilerine iyi bir gelecek kurabilmeleri için çocuklarının tamamının iyi bir eğitim görmesini sağlamak. “Gelecekte meslek olarak neyi seçecekleri benim için önemli değil” diyor Neda, ardından ekliyor: “Yeter ki okusunlar ve kimseye muhtaç olmasınlar.” Osman, çocuklarının Türkiye’deki devlet okullarına girebilmesi için gerekli belgeleri almak üzere Suriye’ye gidip gelmeyi bile göze almış, hatta yolda iki havan topu saldırısından kıl payı kurtulmuş. Buna rağmen, bugün çocuklarının okuldaki başarısını gördüğünde bu riske değdiğini söylüyor. 
 
Sahip oldukları ebeveynlerine bakıldığında belki de şaşırtıcı gelmeyebilir, ama Osman ve Neda’nın çocukları kendi geleceklerine bir hayli güven duyuyor. Geleceğe ilişkin hayallerini sorduğumuzda coşkulu bir sesle ve ışıl ışıl gülümseyerek yanıt veriyorlar. Juma (7) ve Züleyha (13) polis olmak istediklerini söylüyor ki böylece çevrelerindeki insanları koruyup onlara yardım edebilsinler.  Araya giren 9 yaşındaki Mohammed’in arzusu ise pilot olmak, bu sayede de dünyayı gezebilmek. 11 yaşındaki Sultan ise öğretmen olup, bugün öğretmenleri kendisine ve kardeşlerine nasıl yardım ediyorsa ileride o da başkalarına yardımcı olmayı istiyor. Hassun ailesinin, yaşamlarındaki bunca güçlüğe rağmen karşılarına çıkan fırsatları olumlu bir şekilde değerlendirmenin yolunu bulmaları ve çocukları için geleceğe baktıklarını görmek son derece umutlandırıcı.