Anasayfa > Basın Merkezi > 2013 > Şubat > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (2/2013)

UNICEF çatışmalar nedeniyle Suriye'de su, hijyen ve sanitasyonda ciddi aksamalar olduğunu belirtti


ŞAM/AMMAN, 8 Şubat 2013 UNICEF tarafından bugün yapılan açıklamaya göre Suriyeli çocuklar neredeyse iki yıldır devam eden çatışmalar sonucunda hizmetlerdeki ciddi aksamalar, su ve sanitasyon sistemlerinin gördüğü hasar ve temel hijyen gerekliliklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle giderek artan hastalık riskine maruz durumdadır.

UNICEF tarafından ülke ölçeğinde yürütülen ve çatışmaların başlamasından bu yana su ve sanitasyon sektöründeki durumu ele alan bir araştırma, çatışmalardan etkilenen yörelerde su bulunabilirliğinin kriz önceki döneme göre üçte bire indiğini göstermektedir. Bu yörelerde pek çok kişi günde ancak 25 litre su kullanabilmektedir; oysa iki yıl önce bu miktar 75 litre idi. 

Belediyelerdeki su idareleri ve özel yüklenicilerle işbirliği halinde gerçekleştirilen araştırma, bu açıdan en fazla risk altında bulunan altı yöreye işaret etmektedir: Şam’ın kırsal kesimleri, İdlib, Der Ez-Zor, Humus, Halep ve al-Raqqa. Buralarda yaşayanların temiz su bulma imkânları son derece sınırlıdır.

Örneğin, Suriye’nin doğusunda, şiddetin özellikle yoğunlaştığı Der Ez-Zor’da insanlara sağlanan su kriz önceki dönemde sağlanabilen suyun ancak yüzde 10’u kadardır.

UNICEF Suriye Temsilcisi Youssouf Abdel-Jelil konuya ilişkin olarak şunları söylemiştir: “Bu sonuçlar, UNICEF’in su ve sanitasyon sektörüne yönelik yardımlara neden öncelik tanıdığını ortaya koymaktadır.  Bu ay, 10 milyon kişiye, başka bir deyişle ülke nüfusunun yaklaşık yarısına 3 ay boyunca yetecek temiz su sağlamak amacıyla ülkeye 1 milyon litre klor gönderme operasyonu başlattık.”

Ülkede su arıtma amacıyla kimyasal madde üretimi çatışmalar nedeniyle neredeyle durma noktasına gelmiştir. Youssouf Abdel-Jelil bu durumun musluk suyunun kontamine olma riskini artırdığını belirtmiş ve sözlerini şöyle sürdürmüştür: “Suyla geçen hastalıkların yayılma riskini bertaraf etmek ve yardıma ihtiyacı olanlara ulaşmak için henüz yapacak çok işimiz var.” 

Elektrik kesintileri, yakıt sıkıntısı, güvenliğin sağlanamaması nedeniyle bakım-onarım işlerinin yapılamaması ve altyapının gördüğü hasar, giderek daha ağırlaşan su sıkıntısının başlıca nedenleri arasındadır. Elektrik şebekesinin neredeyse tamamen devre dışı kaldığı yerlerde jeneratörler kullanılsa bile yakıt ve yedek parça kıtlığı bu yolu da sorunlu hale getirmektedir.

Aileler su bakımından tankerlerle topluluklara ulaştırılan suya giderek daha bağımlı hale gelmektedir. 7 kişilik bir ailenin 15 günlük su ihtiyacını karşılaması en az 15 dolara mal olmaktadır. Bu ise, güç durumdaki pek çok ailenin maddi gücünün ötesindedir. Ayrıca, tankerlerle taşınan suyun kalitesi ya yetersiz ya da bilinmemektedir ve getirilen su miktarı da ihtiyaçlara göre sınırlı kalmaktadır.

Yapılan değerlendirmeye göre, durumdan etkilenen yerleşimlerde çocuklar ve kadınlar çevre sağlığı riskleriyle karşı karşıyadırlar. Çünkü atık su arıtmasında ciddi gerileme olmuş, kriz öncesi atık suların yüzde 70’i arıtılırken bugün bu oran yüzde 30’a düşmüştür. Evsel atıkları toplama ve bertaraf etme sistemi de ciddi hasar görmüştür. Okullarda ve sağlık kuruluşlarında su, tuvalet ve sabun kullanma imkânları son derece yetersizdir.

En fazla kaygı yaratan husus ise başta sığınılan 1.500 okul olmak üzere toplu barınma merkezlerinde yaşayan, yerlerinden edilmiş kişilerdir.  Bu tür yerlerde tuvalet, duş ve sabun gibi hijyen gerekliliklerinin bulunmaması ve suyun kısıtlı olarak sağlanması – çoğu durumda bir kişi için günde 10 litreden az- nedeniyle yaşam son derece sağlıksız koşullarda sürmektedir.

UNICEF bugüne dek durumdan etkilenen 22 bin kişiye içme ve kullanma suyu sağlamıştır. Sabun ve hijyen kitleri çatışmalardan etkilenen yörelerdeki yaklaşık 225 bin kişiye ulaştırılmıştır. UNICEF tahminlerine göre ihtiyaç içindeki 4 milyon kadar kişinin yarısını çocuklar oluşturmaktadır.

UNICEF, giderek artan su ve sanitasyon ihtiyaçlarını karşılamak üzere ve Aralık 2012’de başlatılan Suriye İnsani Yardım Planının bir parçası olarak 22,5 milyon dolar yardım çağrısında bulunmaktadır. Bu yılın Haziran ayına doğru yaklaşık 750 bin kişiye temiz içme ve kullanma suyu, sabun, hijyen kitleri, tuvalet ve banyo temin etmeyi planlamaktadır.

UNICEF ‘in bir başka planı da, gerek okullardaki gerekse çocuk dostu geçici öğrenme merkezlerindeki 50 bin çocuğa su ve sanitasyon imkânları sağlamak ve su şebekelerini onarıp yeniden kullanılır hale getirmektir. Su ve sanitasyon söz konusu olduğunda UNICEF’in halen yüzde 80’lik bir finansman açığı bulunmaktadır.

Abdel-Jelil’in sözleriyle, “Daha geniş alanlara ulaşmak, daha çok sayıda insana temiz su ve sanitasyon imkânları sağlamak için mümkün olan her şeyi yapıyoruz. Önümüzdeki başlıca eksik ise kaynak yetersizliğidir.”

UNICEF, Suriye’de su, sanitasyon ve hijyen sektörlerinde faaliyet gösteren insani yardım kuruluşları arasındadır.


UNICEF

UNICEF, dünyanın 190 ülke ve bölgesinde erken çocukluktan ergenliğe kadar olan dönemdeki çocukların hayatta kalması ve gelişmeleri için onlara destek olmaktadır. Dünyanın gelişmekte olan ülkelerine yönelik en büyük aşı tedarikçisi olan UNICEF, çocuk sağlığı ve beslenmesini, temiz su ve temizlik hizmetlerini, tüm erkek ve kız çocuklar için kaliteli temel eğitimi ve çocukların şiddet, istismar ve AİDS’ten korunmasını desteklemektedir. UNICEF tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak bireyler, işletmeler, vakıflar ve hükümetler tarafından finanse edilmektedir.  

Daha fazla bilgi için:

Simon Ingram, UNICEF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Ofisi, Tel. +962-79-590-4740,singram@unicef.org

Juliette Touma, UNICEF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Ofisi, Tel. +962-79-867-4628, jtouma@unicef.org