Anasayfa > Basın Merkezi > 2013 > Nisan > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (4/2013)

İlk 1000 gün hep sürer: Adil bir dünya için beslenmede ölçek büyütme


UNICEF'in yeni Küresel Raporu "Çocuk Beslenmesini İyileştirmek: Küresel ilerleme için gerçekleştirilebilir bir zorunluluk" bugün Dublin'de açıklanıyor. UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake ve Beslenmede Ölçek Büyütme Hareketi'nden Tom Arnold 15-16 Nisan tarihlerinde yapılacak Uluslararası Açlık, Beslenme ve İklim Adaleti Konferansı'na Dublin kentinde İrlanda'nın ev sahipliği yapması tam tamına uygun bir seçim olmuştur.

Uygun olmuştur, çünkü tarihsel açıdan önemli bir adaletsizlik, 1845-52 Büyük Açlığı bu ülkede yaşanmış, çoğu çocuk olmak üzere bir milyon insan ölmüştür.

Uygun olmuştur, çünkü İrlanda bir başka büyük sosyal adaletsizliğe karşı küresel mücadelenin liderliğini yapmıştır ve halen de yapmaktadır: bodurluk.

Eğer bodurluk denilen olguyu hiç duymamışsanız, yalnız değilsiniz. Çünkü karşımızda haberlere en az konu olan, en az bilinen ve en az anlaşılan, ancak büyük bir insanlık trajedisi vardır. 

Bir çocuğun yaşamının ilk dönemlerinde kronik malnütrisyonun yol açtığı bodurluk, bugün tüm dünyada yaklaşık 165 milyon çocuğun hayatını karartmaktadır. Burada söz konusu olan, büyümede yetersizliğin/yeterince boy atamamanın çok ötesinde bir durumdur. Bodurluk, çocukları yaşamları boyunca sürecek bir yetersiz beslenme, hastalık, yoksulluk ve eşitsizlik döngüsüne hapsedebilmektedir.

Neden? Çünkü çocuğun yaşamının ilk aylarında büyüyememe durumu beynin de, dolayısıyla bilişsel kapasitenin de gelişememesi anlamına gelmektedir. Ve bu durum kalıcıdır.

Bodurluk yalnızca çocuğun gelecekteki öğrenme ve kazanma kabiliyetini olumsuz etkilemekle kalmamakta, ayrıca bu çocukların yaşadıkları ülkelerin toplumsal ve ekonomik ilerlemesini de kösteklemektedir. Fiilen, çocukların okul performansını olumsuz etkilemekte, bu olumsuzluk da yetişkinlikle elde edilen gelirde ortalama %22 azalma anlamına gelmektedir. Bodurluğun yetişkin yaşamında yol açtığı diğer riskler ise obezlik, şeker ve kalp hastalıklarıdır.

Yapılan tahminlere göre 2011 yılında gelişmekte olan ülkelerde beş yaşından küçük her dört çocuktan birinde bodurluk vardır. Başka bir deyişle gelişmekte olan ülkelerde beş yaşından küçük 160 milyon çocuk ya da bu yaş grubunun %28’i bodur kalmıştır. Bu çocukların %80’i sadece 14 ülkede toplanmıştır. Bodurluk bugün de Sahra Güneyi Afrika ve Güney Asya ülkelerinde çok yaygındır ve en fazla düşük gelir düzeyindeki ülkelerde görülmektedir. 1

Yüksek bodurluk oranları, dünyanın Binyılın Kalkınma Hedeflerinin çoğunun uzağında kalmasının, özellikle aşırı yoksulluk ve açlığın önlenmesi, anne ve çocuk sağlığı ve HIV/AİDS’e karşı mücadele gibi alanlardaki hedeflerin gerisinde kalmasının nedenlerinden biridir. Yetersiz beslenme, çocuk ölümlerinin üçte birinde ve anne ölümlerinin beşte birinde pay sahibidir.

İyi haber ise, bütün bunların kaçınılmaz olmamasıdır. Aslında bodurluğa karşı mücadele gelişme açısından büyük, aynı zamanda maliyet etkin bir fırsattır.

Neyin işe yaradığını biliyoruz.  Bebek bekleyen annelerin demir ve folik asit gibi temel besleyicilere ihtiyacı vardır; yeni doğan bebeklere hemen ilk saat içinde ve ardından altı ay boyunca doğal “süper gıda”, yani anne sütü verilmelidir. Yeterli miktarlarda katı gıdalar çocuğa doğru zamanda verilmeye başlamalıdır. Gene bu süreç boyunca yeterli sağlık bakımı ve hijyen yaşamsal önemdedir. Yetersiz sanitasyon ve sürekli yinelenen ishal bodurluğa katkıda bulunmaktadır.

2008 yılında, Nobel ödüllüler dâhil olmak üzere dünyanın önde gelen sekiz iktisatçısı “Kopenhag Mutabakatı” olarak bilinen anlaşma çerçevesinde küresel ölçekte en büyük önem taşıyan on görevle ilgili politika tavsiyelerinde bulundu. Burada, küçük çocuklara mikronütriyen sağlanması, maliyet etkinliği açısından küresel refahı daha ileriye taşımanın bir numaralı yolu olarak tanımlandı. İktisatçılar, 2012 yılında da aynı sonuca vardılar.

Daha fazla iyi haber: bodurluk küresel bir sorun ve fırsat olarak yeterince önemsenmiyor olsa bile, bu konudaki uluslararası girişimler giderek önem kazanmaktadır ve Dublin’de yapılacak konferans da bu sürece katkıda bulunacaktır. Önemli bir küresel girişim olarak Beslenmede Ölçek Büyütme girişimi ise çeşitli ülkelerde kadınların ve çocukların beslenmesine ilişkin konularda öteden beri büyük ihtiyaç duyulan yatırımları ve odaklanmayı gündeme getirmektedir.

Gerçekten de, giderek daha çok sayıda ülke, bir çocuğun yaşamında son derece kritik önem taşıyan ilk 1000 günlük dönemde çocuklara ulaşmak üzere beslenme programlarında ölçek büyütmektedir. UNICEF tarafından hazırlanan, çocukların ve annelerin beslenmesiyle ilgili yeni bir raporun da gösterdiği gibi, Etiyopya, Haiti, Peru ve Ruanda gibi farklı ülkeler son dönemde bodurluk oranlarını önemli ölçüde azaltmayı başarmışlardır ve gelişmeler bu alanda ilerlemenin mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.

İrlanda bu yöndeki çabalara güçlü bir destek vermiştir. AB dönem başkanlığı sırasında İrlanda açlık, beslenme ve iklim adaleti konularında yalın bir gündemin yerleşiklik kazanması adına daha ileri hamlelerde bulunabilir.

21. yüzyılda hiçbir çocuk, hiçbir anne ve hiçbir ülke beslenme yetersizliği gibi büyük bir adaletsizliğin acısını çekmemelidir. Henüz ana rahminde olan bir çocuğu yoksunluklarla dolu bir yaşama mahkûm etmekten daha adaletsiz, daha zalimce ne olabilir? Hele böyle durumların nasıl önleneceğini biliyorsak? Şurası kesindir: Neyin nasıl yapılacağını biliyorsak ve bunu yapmanın araçları elimizdeyse, yapmamak için hiçbir neden olmamalıdır. Hemen, acilen yapılması gereken yapılmalıdır.

1 Dünya Bankası’nın Temmuz 2012’deki gelir sınıflandırmaları esas alınmıştır.

Anthony Lake UNICEF Genel Direktörü,  Tom Arnold ise Beslenmede Ölçek Büyütme Öncü Grubu üyesidir

Daha fazla bilgi için:

Sarah Crowe, scrowe@unicef.org, UNICEF Genel Direktör Sözcüsü

Sema Hosta, shosta@unicef.org, UNICEF Türkiye İletişim Bölüm Başkanı