Anasayfa > Basın Merkezi > 2013 > Mayıs > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (5/2013)

UNICEF: Ya acilen müdahale ya da Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Asya'da yeni bir kuşağın yitirilmesi


CENEVRE, 30 Mayıs 2013 - UNICEF'e göre Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Asya'da engelli çocukların desteklenmesi açısından önemli reformlar gerçekleştirilmesine ve pek çok olumlu değişime karşın milyonlarca engelli çocuk bugün hala bir kenarda bırakılmış, unutulmuş ve görünmez durumdadır. Bölgede engelli çocuk sayısı 5,1 milyon olarak tahmin edilmektedir. Temel bir çocuk hakkı olmasına karşın bu çocukların 3,6 milyonu resmi kayıtlarda yer almamaktadır ve sonuçta bu çocuklar kendi toplumlarında kayıp, dışlanmış durumdadır. Kayıtlarda yer alanlar ise devlete ait kurumlara gönderilmekte, bir başka çocuk hakkından daha yoksun kalarak okula gidememektedir. UNICEF ile Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin daimi misyon temsilcileri arasında Cenevre’de gerçekleştirilen bir toplantıda konuşan Poirier şunları söyledi:  “Engelli çocuklar, toplumun en savunmasız ve güç durumdaki kesimini oluşturmaktadır. Bu bölge küresel ölçüde örnek teşkil edecek uygulamalar gerçekleştirmiş, çocuk refahı alanında önemli reformlar yapmıştır; şimdi, engelli çocukların toplumca kapsanması sürecini hızlandırmamız gerekiyor.” 

UNICEF Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu (ODA/BDT) Bölge Direktörü Marie-Pierre Poirier bu sorunun ele alınmasının acil ve sektörler arası girişimler gerektirdiğini belirtmektedir.

Poirier, engelli çocuklar konusuna odaklanan UNICEF’in Dünya Çocuklarının Durumu 2013 raporunun açıklanması dolayısıyla bir konuşma yapmıştır. UNICEF’in bu önemli raporuna göre engelli çocukların yaşamaları ve gelişmelerinde anahtar, en erken yıllardan başlayarak hizmetlere yeterli erişim, ailelerin özenli bakımı altında büyüme ve kendi bulundukları yerlerde okula devam etmektir.

“Engelli çocukların nüfusa kaydedilmelerindeki başarısızlığı ele almak zorundayız. Bu çocukların halının altına süpürülmeyip tanınmaları, çocuk refahı ve sosyal koruma sistemlerinin kapsamına alınmaları gerekiyor.” 

Dünya Çocuklarının Durumu raporu, hükümetlerin, özel sektörün, uluslararası donörlerin ve kuruluşların, parlamenterlerin ve diğer paydaşların güçlü ortaklıklar oluşturarak bu gündemde ilerlemelerini sağlayacak yolları özetlemektedir. Rapor, tüm hükümetlere yönelik olarak Engelli Hakları Sözleşmesi’ni (EHS) imzalamaları, onaylamaları ve etkili biçimde uygulamaları çağrısını bir kez daha yinelemektedir.

Şubat 2013 itibarıyla Sözleşme 128 ülkeyle birlikte Avrupa Birliği tarafından imzalanmıştır. Bu bölgede ise imzalayan ülke sayısı 15’tir. Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan Sözleşme’yi imzalayıp henüz onaylamamış bulunan ülkelerken, Belarus ve Tacikistan’ın imzası da yoktur.

UNICEF, EHS’nin onaylanmasının yanı sıra ayrıca şu tavsiyelerde bulunmaktadır: 

  • Kapsamanın önündeki tüm engelleri kaldırılması. Burada bir algı değişikliği gerekmektedir: Engelli çocukların aktif varlığı ve sesi yalnızca kendilerine yarar sağlamakla kalmayacak, bir bütün olarak toplumu da ileriye götürecektir. Çünkü böylece herkes çeşitliliğin ve hoşgörünün değerini daha fazla kavrayacaktır.Karadağ’da Eylül 2010’da başlatılan  ‘İş Yapabilirlikte’ kampanyası engelli çocukların toplumun aktif üyeleri olduğunu göstermiştir. Kampanya sayesinde engelli çocukları toplumun eşit üyeleri olarak görenlerin sayısında yüzde 18 artış olmuştur.
  • Güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler üretilmesi. Bu veriler, tüm çocukların haklarını ve kapsanmasını tanıyan planlamalara ve kaynak tahsisine yol göstermek üzere gereklidir. Tüm çocuklar kapsanmadıkça ve engelli çocuklar da görünür kılınıp kendi topluluklarının faal üyeleri olarak hesaba katılmadıkça toplumlar eşitlikçi olamaz. Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya’da mevcut verileri toplayıp analiz etme yönünde çabalar başlatılmıştır. Böylece, engelliler dahil tüm çocukların hizmet ihtiyaçlarına ilişkin daha sağlıklı kararlar verilebilecektir. Eğitime erişimde eşitsizliği ortaya koyan bulgular, okul katılımını iyileştirmeye yönelik planlara hız kazandırmıştır.
  • Yeni yerleştirmelere izin verilmemesi ve engelli çocukların kurumlara yerleştirilmesi uygulamasının son bulması. UNICEF ve hükümetler aileden ayrılmayı ve 3 yaşından küçük çocukların büyük kurumlara yerleştirilmesini önlemek üzere aileleri desteklemektedir. Bölgedeki kurumlarda, birçoğu engelli olmak üzere 600 bin çocuk bulunmaktadır. Rapor, 2001 yılında geniş çaplı çocuk bakım reformları başlatan Sırbistan’ın bu alandaki ilerlemesini kaydetmektedir. Yeni kabul edilen Sosyal Refah yasasında çocukların kurumlardan çıkarılmasına ve koruyucu aile uygulamalarına öncelik tanınmıştır. Sırbistan ayrıca engelli tüm çocukları kurumlardan çıkarma kararlılığını sürdürmektedir. Diğer çocuklar kurumlardan çıktığında, kalan engelli çocukların durumu daha da kötüleşmektedir. 2012 yılında Belarus engelli çocukların ailelerine sağlanan ekonomik desteğin değerini ülkedeki asgari gelirin yüzde 100’ü olarak artırmıştır. Geçen yıl Bulgaristan’da bir araya gelen bölgeden 20 hükümet, aşağıdaki konularda kararlı adımlar atacaklarını beyan etmiştir: Doğumdan hemen sonra terk edilen bebeklerin sayısının azaltılması; 3 yaşından küçük olup kurumlarda bakılan çocuk sayısının azaltılması ve aileleriyle birlikte kalan engelli çocuk sayısının artırılması.
  • Engelli çocukların mümkün olduğu kadar kısa sürede tespit edilmesi ve temel hizmetler almalarının sağlanması. Böylece çocuklar potansiyellerini eksiksiz gerçekleştirebileceklerdir. Eldeki kanıtlar, en küçük (0-3) yaş grubundan engelli çocukların bölgedeki birçok ülkede uzman bakımı ve hizmetlerinden yoksun olduğunu teyit etmektedir. Türkiye üçüncü kademe sağlık kuruluşlarında aile dostu hizmet veren Gelişimsel Pediatri Birimleri oluşturmuştur.  Bölgedeki ülkelerden sekizi temel sağlık hizmetlerini ve ev ziyareti sistemlerini güçlendirmektedir. Böylece engelli küçük çocuklar zamanında tespit edilebilecek, gelişebilmeleri için kendilerine ve ailelerine gerekli destek sağlanacaktır.
  • Tüm çocukların bulundukları yerlerdeki okullara gitme haklarının güvence altına alınması. Böylece çocuklar, engelli olsunlar olmasınlar, gerektiğinde kişilere göre uyarlanmış ek destek sağlanmak üzere hep beraber aynı sınıflarda eğitim görebileceklerdir. Karadağ’daki geniş çaplı farkındalık yaratma kampanyaları ve Ermenistan’da sivil toplumun kapsayıcılık yönünde yoğun çalışmaları sonucunda kapsayıcı okullara yönelik talep artmıştır. Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya engelliliğe ilişkin olarak halen küresel ölçekte kabul gören ‘toplumsal modele’ tam uygun biçimde bir öğretmen yetiştirme programı uygulamaktadır. Sunulan araçlar ve tekniklerle öğretmenler kişiselleştirilmiş öğrenme programlarını belirleyebilmekte, değerlendirebilmekte ve geliştirebilmektedir. 2009 yılında benimsenen kapsayıcı bir yasal çerçeve sayesinde bugün Sırbistan’da daha fazla sayıda okul birinci sınıfa engelli çocuk almaktadır.

 

Daha fazla bilgi için:

John Budd, Bölge İletişim Bölümü Başkanı, +41 22 909 5429, jbudd@unicef.org

Lely Djuhari, Bölge İletişim Uzmanı, + 41 22 909 5433; ldjuhari@unicef.org

Sema Hosta, UNICEF Türkiye İletişim Bölüm Başkanı, Tel: +90 312 4541000 shosta@unicef.org