Anasayfa > Basın Merkezi > 2013 > Mayıs > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (5/2013)

"Sarıl Bana" - Çalıştayda Engelli Çocuklar için İletişim Stratejisi Belirlendi


ANKARA - Engelli çocuklar ve aileleri ile toplum arasındaki sosyal mesafenin azaltılması için geliştirilen entegre iletişim stratejisinin eylem planını belirlemek üzere 2 Mayıs'ta Ankara'da bir çalıştay yapıldı. Çalıştay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve UNICEF işbirliğinde düzenlendi. Çalıştaya kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, BM İletişim Grubu, öncü üniversitelerden akademisyenler, STK'lar, engelli çocuklar ve ailelerini temsil eden 80'den fazla kişi katıldı.Çalıştayda açılış konuşmaları UNICEF Türkiye Temsilci yardımcısı Regina De Dominicis ve Dr. Aylin Çiftçi,  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü tarafından yapıldı.

Engellilik sadece fiziksel veya zihinsel engellerle ilgili değil, toplumun tutumu ile ilgilidir ve kişileri dışlayan bariyerler inşa eder. Hedefe odaklı ve kanıta dayalı iletişim stratejileri ile engeli yaratan bu sosyal bariyerler ortadan kaldırılabilir.

Türkiye’de uygulanmak üzere olan iletişim stratejisi, yapılan KAP (Bilgi, Tutum ve Uygulama) araştırmasının sonuçlarına dayanmaktadır. Araştırmada kullanılan anket soruları daha önce orta ve doğu Avrupa ülkelerinde uygulanmış olan araştırmalara dayanarak yeniden düzenlenmiştir. Anket sorularının tekrar düzenlenmesi ihtiyacı, kendi kültürü ve özellikleri baskın olan Türkiye gibi bir ülkede, ülkeye özel olarak tasarlanmış araştırmaların önemini ortaya koymaktadır.

Regina De Dominicis, “Eğer engelli kişiler ve çocukların haklarını hayata geçirmek ve onların toplumdan dışlanmasına son vermek istiyorsak, alışkanlık ve tutumumuzu değiştirmeliyiz. Yöneticiler, çocuklarla ve çocuklar için çalışan kişiler, aileler ve toplumun tüm üyeleri, hepimiz farklı düşünmeli ve farklı hareket etmeliyiz’’ dedi.

Sizinle çalıştayın katılımcılarından, BM Enformasyon Merkezi, Bilgi Yönetimi Sorumlusu, Tuba Coşkun’un kaleminden çalıştayın hikâyesini paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

SARIL BANA

Ankara’da sıcak bir mayıs günü. Yaz mevsiminde gibi hissediyoruz. BM İletişim Grubunu temsilen, Engelli Çocuklar ve Aileleri ile Toplum Arasındaki Sosyal Mesafenin Azaltılması için Entegre İletişim Stratejisi Geliştirme Çalıştayı’ndayız. Çalıştayın konusu gereği aramızda engelliler de var. Benim oturduğum masada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan Bakan Müşaviri Kenan Önalan'da oturuyor. Görme engelli. Sunumlar yapılıyor. Projenin logosu çok güzel. Birbirine sarılan bir engelli bir engelsiz resmedilmiş. Sarılma, bir olma, mesafeleri kaldırma öyle güzel anlatılmışki. UNICEF İletişim Bölümü Başkanı Sema Hosta logoyu ve neyi simgelediğini anlatırken, biz görebilenler ekranda logoyu izliyoruz. Logo ekrana yansırken, yanımda oturan Nezih de bir kıpırdanma hissediyorum. Sunum bitiyor. Nezih hızla yanımdan kalkıyor.

Kenan Bey’in yanına gidiyor. Ona, “Kenan Bey ayağa kalkarsanız ben size logoyu göstereceğim” diyor. Kenan Bey de yanındaki Bakanlıktan gelen bayan da, ve ben de şaşkınız.

Logo tanıtımı
Logoyu hayata geçirirken

Nezih Kenan Bey’e size sarılacağım siz de bana sarılın diyor. Sarılıyorlar. İşte logo bu diyor Nezih. Telefonum elimde her anını fotoğraflamak istiyorum. Hepimiz gülüyoruz. Kahkahalarımız da sarılıyor birbirine adeta.

Nezih’in bu anlamlı hareketini yıllarca anlatacağım galiba.

Engelli Çocuklar ve Aileleri ile Toplum Arasındaki Sosyal Mesafenin Azaltılması için Entegre İletişim Stratejisi Geliştirme Çalıştayı uzun süredir katıldığım en anlamlı toplantılardan biriydi. Bana bu dünyada yapılacak daha ne kadar çok iyi şey olduğunu hatırlattı. Böyle projeleri görünce BM ile çalışmanın gururunu yaşıyorum.

Benim çalışma grubumda 3 yaşında otizm teşhisi koyulmuş olan genç bir arkadaşımız var. İlke, üniversiteden mezun olmuş, yüksek lisans derecesini tamamlamış, ve şuan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında calışıyor. Onu görmek daha iyi bir dünya umudumu artırıyor. İlke’nin de söylediği gibi engelli dostlarımız aslında bir nimet. Onlar hazine sandığımız.

Engelli çocuklar ve toplum arasındaki sosyal mesafeyi kapatmanın bir yolu var. Biliyorum, gördüm. Hadi gelin sarılalım birbirimize, bir kahkaha, bir gülücükle kapatalım mesafeleri. Siz de göreceksiniz, duyucaksınız, hissedeceksiniz ve koklayacaksınız; şimdi aramızda mesafe kalmadı!  

Şimdi sıra sende
Mesafe kalmadı!

Tuba Coşkun - 3 Mayıs 2013

Fotoğraflar: Tuba Coşkun