UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (8/2013)

Türkiye'deki Suriyeli çocuklar geleceğe köprü kuruyor


Güvenli bir mekan, sanat tartışması, malzemeler, umut verici bir konu. Suriyelilerin yaşadığı Türkiye'deki kamplarda düzenlenen yeni sanat derslerinde katılımcı çocuklar neler keşfedecek, ve neler tasarlayacak. OSMANİYE VE SARIÇAM KAMPLARI, 2 Ağustos 2013 - "Düşüncelerimi herhangi bir baskı olmadan ifade etmek; özgürlük ve güvenlik içinde yaşamak..." Savaş nedeniyle yerinden olan ve halen Türkiye'deki bir kampta yaşayan Suriyeli bir çocuk, UNICEF -Türkiye desteğiyle düzenlenen bir sanat dersinde çocuk haklarını böyle tanımlıyordu.
Türkiye?deki Suriyeli çocuklar geleceğe köprü kuruyor
“Suriyeli çocuklar UNICEF’in desteklediği programda, Türkiye’deki Sarıçam ve Osmaniye kampında, sanat aracılığıyla duygularını ifade ediyor” © UNICEF/Turkey/2013/WATT

Sanat dersi, UNICEF-Türkiye’nin yeni Çocuk Dostu Mekânlar (ÇDM) girişimi kapsamında başlatılan bir dizi etkinlik arasındadır. Bu bağlamda UNICEF halen sürmekte olan Türkiye’de Geçici Koruma Sağlanan Suriyeli Çocukların Uyumunun Artırılması acil durum programı kapsamında Osmaniye ve Sarıçam’da kamplar açılmasına yardımcı olmuştur. ÇDM, boş zaman, eğlence ve dinlenme etkinlikleri için çocuklara güvenli mekânlar sağladığı gibi onlara kendi tercih ettikleri etkinlikler aracılığıyla kendilerini ifade etme imkânları da tanıyacaktır.

İki kamptaki ilk dört sanat sınıfı aynı zamanda genç gönüllülerin harekete geçirilip yönlendirilmesine de hizmet etmiştir. Bu gönüllüler kendi etkinliklerini planlayarak kamptaki diğer çocukları katılım için özendirecektir.

Sanat Nedir?

Sanat dersleri Suriyeli çocukların umutları, aydınlanmaları ve renkli dilekleri ile geçiyor. Bu göreve, kendilerini ifade etmelerinde ve seslerini yükseltmelerinde çocuklara yardımcı olma fikriyle başladık. Karşılarına, “Sevgili Dünya” başlıklı bir mektup yazma ve yeni umutlara yeni köprüler kurma planıyla çıktık. Gerisini onlar getirdi.

Neden bir köprü seçtiğimizi anlamak onlar için güç olmadı. Ahmed’in (14) sözleriyle: “Bir köprü hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olur, bir dünyamızı diğerine bağlayabilir.”

Sanat dersleri “Sanat nedir?” sorusuyla başladı. Çocuklar, heykel, sinema, mühendislik, fotoğrafçılık, müzik, dans ve resim gibi sanat dalları hakkında açıklamalarda bulundular. Çocuklardan biri, sanatın insanın iyi, profesyonelce yaptığı herhangi bir şey olduğunu söyledi.

Fatma ise şöyle düşünüyordu: “Eğer biri amaçlarına ulaşmak için çok çalışıyorsa her şey mümkündür; ama gene de öğretmenlerimizin yardımına ihtiyacımız var.”

Fatma’nın yükü, Fatma’nın umudu

Fatma, 7 ay önce Suriye’nin Hama kentinden ailesiyle birlikte Türkiye’ye sığınan 17 yaşında bir kız. . Önce Nizip’te, sonra Sarıçam’daki kampa yerleşmişler.

Fatma, teması kaybettiği ailesinden diğer kişiler ve arkadaşları konusunda endişeli. Hayatta olup olmadıklarını çok merak ediyor. Ailesinin tüm yükünü sırtında taşıdığını söylüyor; ona göre yaşadıklarını, gördüklerini ve duygularını anlatmak için dünyadaki tüm kâğıt ve kalemler yetmeyecek.

Gene de umutla dolu. Bu parlak genç kız mühendis olmak, Türkçesini geliştirerek eğitimine kamplarda devam etmek istiyor. Kamplarda görev yapan öğretmenleri çok değerli buluyor. Şimdi, bu fırsattan yararlanarak Suriye’de yarıda bırakmak zorunda kaldığı eğitimini tamamlamak istiyor. “Öğretmenlerimizin daha fazla desteğine ihtiyacımız var; çünkü zaman çabuk geçiyor ve eğitimimizde daha şimdiden 3 yılı kaybetmiş durumdayız.”

Barış hakların göstergesidir

Sanat dersi, Joan Miro’nun yağlıboya eseri “Mavi III” üzerine tartışmayla başladı. Suriyeli çocuklar umutla doluydular. Birlikte Miro’nun neyi anlattığını açıkladılar: geçmişten geleceğe yolculuk, savaştan umuda geçiş, iyi günler gibi kötü günler de olabileceği gerçeği, küçük düşüncelerin giderek büyümesi, deniz, güneş, yaşam ve umut ışığı.

Çocuk Dostu Mekânlardaki çeşitli etkinliklerden yalnızca ilki olan sanat derslerine iki günlük ziyaret süresince çocuklar umutlarını dile getirdiler. Daha küçük yaşlardaki çocuklar duygularını beyaz kâğıda dökme fırsatını bulurken gençler de birlikte köprüler yaparak dünyaya iletmek istedikleri mesajları bu köprülere astılar. Karşılaştığımız her çocuğun yaşamdan farklı bir beklentisi olsa bile bir mesaj hepsini bir araya getiriyordu: Düşlerinin gerçekleşmesi için, “barış hakların göstergesidir…”

UNICEF’in acil durum programı sayesinde kamplardaki Suriyeli çocuklar güvenli, katılımcı ve kapsayıcı eğitim ve boş zaman etkinliklerinden yararlanabiliyor. UNICEF bu yolla Suriyeli çocukların yaşamlarında bir süreklilik ve istikrar duygusu yerleştirmeyi hedefliyor. Önümüzdeki 6 ayda UNICEF 840 genç gönüllüyü seferber ederek Çocuk Dostu Mekânlardaki (ÇDM) çocuklara ve gençlere yönelik etkinliklerini sürdürecek. Hedef, program süresince kamplarda yaşayan 10 bin çocuğa ulaşmak. Bunlara ek olarak UNICEF kamplardaki Suriyeli öğretmenlere destek ve eğitim verecek; eğitim ve öğrenme kaynakları sağlayarak, çocukları okula yöneltecek okula dönüş kampanyaları ve ilgili etkinlikleri gerçekleştirerek eğitim tesislerinin durumunu iyileştirecek.

İlk çocuk dostu mekan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) Sarıçam kampında açılmıştır. 23 Temmuz’da yapılan açılışta Suriyeli çocuklar yıkanabilir boyalar ile kendilerini ve etrafta renklendirmeye uygun gördükleri yerleri boyadılar.

UNICEF’in acil durum programı Avrupa Birliği, Kuveyt Hükümeti, ABD Nüfus, Mülteci ve Göç İşleri Bürosu, Danimarka Hükümeti ve UNICEF Milli komiteleri tarafından finanse ediliyor. Proje, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Dışişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ortaklaşa olarak, Türk Kızılay Derneği ile işbirliği halinde uygulanıyor.

*Bu raporda yer alan isimler değiştirilmiştir.

Yonca Yıldırım