UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (8/2013)

Yargıç: Türkiye'de yargıda görev yapan meslekten kişilerin eğitilmeleri yaşanan trajedilere son verecek


Yıllar öncesine ait hüzünlü bir öykü ve bir yargıcın acı anıları, UNICEF'in Çocuklar için Adalet programının sıcak bir Temmuz hafta sonu ülke gündemine yerleşmesine neden oldu. Yüz binlerce abonesi ve milyonlarca İnternet izleyicisiyle ülkenin en önde gelen gazeteleri arasında yer alan Hürriyet'in ön sayfa haberlerinden biri "Musa'nın Mirası" başlığını taşıyordu.

Öykünün bugün belki de ünlenmiş olan kahramanı, yaşama o “görünmez” çocuklardan biri olarak başladı ve yaşamını gene öyle noktaladı. Bu görünmez çocukların yararı en başta gözetilmeliydi ve hakları ertelenemezdi; ama herkes iyi niyetli olsa bile bu çocuklar dokudaki bir hata nedeniyle kayıp gidiyorlardı. 

Bir okul otobüsü kazasının birinci yıldönümü dolayısıyla katıldığı bir törenin ardından henüz 15 yaşındayken kendini asarak intihar eden Musa’nın ölümünün üzerinden dört yıl geçti. Musa bu kazadan küçük yaralarla sağ çıkmış, ancak en yakını olanlar dâhil dört çocuk ölmüştü.

Öğretmen olmak istiyordu; ama kazadan sonra okula hiç gitmemişti.

Felaketin meydana geldiği sabah otobüs şoförü homurdanıyordu: “Sizi almak için durduk, ama şimdi frenler tutmuyor. Yamaçta durup beklemek yerine neden 100 metre ötede düz bir yere gitmediniz ki?”

Gözetilmeyen durum

Türkiye’nin batısındaki Aliağa’dan talihsiz genç çoban kendi kayıplarına üzülür ve otobüs sürücüsünün ağır suçlamalarına maruz kalırken, İzmir’den yargıç Murat Aydın da frenlerin çalışmadığını bildiği halde otobüsü kullanmaya devam etmesinden dolayı şoförü mahkûm edenler arasında yer alıyordu.

Yargıç, gazetenin Pazar günkü manşetine esin kaynağı olacak mektubunda şöyle diyordu: “İddianame üzerinde titizlikle durduk. Suçu ve suçluyu belirledik…’Kasıtlı ihmal sonucu ölüme neden olmak’ suçundan şoförü 10 yıl hapse mahkûm ettik. Bu, daha önce fazla örneği görülmeyen bir durumdu. Kararımız Yargıtay da onaylandı. İyi bir iş yaptığımızı düşünüyordum.”

Yargıç Aydın’ın mektubu şöyle devam ediyordu: “Ancak, Musa’nın durumunu hiç gözetmedik.”

Yargıç, çocuk adaleti alanındaki deneyimine rağmen kazadan sağ çıkan çocuğun psikolojik yardım görmesi gerekliliğinin aklına gelmediğini kabul ediyor: “Meslek yaşamımın bu en yıkıcı deneyimini hiç unutamayacağım. Musa’nın sorumluluğu hep omuzlarımda olacak.”

Önleme boyutuna önem

Yargıçlara, savcılara ve sosyal çalışmacıları yönelik olup UNICEF tarafından desteklenen bir eğitim sırasında yargıç Aydın, Hürriyet gazetesinden kestiği Musa’nın intiharıyla ilgili bir haberle duygularını açığa vurdu.

Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Adalet Akademisi ve UNICEF birlikte bir eğitim program hazırlıyor. Bu eğitim planı sonunda çocuk adaleti sistemi içinde görev yapan tüm yargıçları, savcıları ve sosyal çalışmacıları kapsayacak; zanlı, mağdur ya da tanık, yasalarla sorunlu durumdaki çocukların ihtiyaçları konusunda onları daha duyarlı kılacak. Bu çalışma, Türkiye’de çocuk adaletini geliştirmek üzere uygulanan ve Avrupa Birliği tarafından da desteklenen daha kapsamlı bir projenin parçasını oluşturuyor.

Yargıç Aydın, proje ekibinde yer almaktan gurur duyduğunu söylüyor. “Biliyorum, bu Musa’yı geri getirmeyecek; ama başka çocukların başına aynı şeyin gelmemesi için çocuk adaleti sisteminde iyileştirmelere yönelik çabalarda yer almaya devam edeceğim.”

Yaşam kurtarmada rutinlik

Farklı kurumlardan kişileri bir araya getirmek ve çocuk dostu sistemler için kapasite geliştirmek… Bu, UNICEF’in gündelik işlerinden biridir. Bir de, çocuk koruma sistemlerinin henüz oluşum halinde bulunduğu orta gelir düzeyindeki ülkelerde özel önem kazanan bir iş… UNICEF çalışanlarının yaptıkları işlerden çoğu –projelerin görüşülmesi ve yönetilmesi, uzmanların belirlenmesi, eğitimlerin düzenlenmesi- rutin işler gibi görünebilir.  Bunlar nadiren gazetelerin ilk sayfalarında yer alır. Ancak hiçbir zaman dostlar alışverişte görsün kabilinden değildir; çünkü bunlar sonucunda yaşam kurtarılmaktadır.