Anasayfa > Basın Merkezi > 2013 > Aralık > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (12/2013)

Türkiye'deki kamplarda verilen eğitimlere katılan Suriyeli öğretmenler geleceğe daha umutla bakıyor


©UNICEF/Türkiye-2013/Yurtsever
ŞANLIURFA, Türkiye, Aralık 2013 - Beyaz tahtalar, projektörler, laptoplar, masalar, sandalyeler, dosyalar, not defterleri ve kalemler birazdan başlayacak olan eğitim için hazır... Ancak bu kez ortalıkta mavi UNICEF çantalı minik öğrenciler görünmüyor. Çünkü bu özel eğitimi diğerlerinden farklı kılan, eğitime katılanların tamamının öğretmen olması. Onlar Türkiye'deki kamplarda bulunan Suriyeli öğretmenler. Şanlıurfa'daki Akçakale Kampındaki toplam 9 eğitim çadırında düzenlenen ve bir tam gün boyunca süren "Öğretmen Eğitimi", kampta bulunan 271 Suriyeli öğretmeni bir araya getirdi.

“Dün Urfa’ya gittik. Orada bize brifing verildi. Brifingde edindiğimiz bilgileri, bir eğitim programı çerçevesinde öğretmen arkadaşlarımız ile paylaşacağız. Umudumuz tüm öğretmen arkadaşlarımızın bu eğitimden faydalanması. Hepsi de böyle bir eğitim almaktan memnun olduklarını dile getiriyor.”

Bu sözler Öğretmen Eğitimi’ndeki eğitmenlerden biri olan Hayat Bres’e ait. Hayat öğretmen, kendisinin verdiği eğitime katılan 30’a yakın arkadaşının en çok ‘ders planlama’ konusuna ilgi gösterdiğini vurguluyor.

O gün Akçakale’de mevsim normallerinin üzerinde soğuk ve rüzgarlı bir hava var. Eğitime verilen arada tanıştığımız iki genç ve idealist öğretmene kulak veriyoruz.

Idlip kentinden genç bir İngilizce öğretmeni olan Mahmud Abdu, eğitimle ilgili şunları söylüyor: “Bu tür bir eğitime ve tecrübeye gerçekten ihtiyacımız vardı. Öğrencilerimizi daha iyi eğitmek, onların yaşadıkları travmayı azaltmak ve onlarla daha iyi iletişim kurmak için bu eğitimin bize çok fayda sağlayacağını düşünüyorum. Eğitim konularından en çok ‘Sınıf Yönetimi’ ilgimi çekti. Çünkü sınıflardaki öğrenci sayısının fazla olmasından dolayı zaman zaman zorlanıyoruz. Çok pratik ve etkin bir eğitim oldu bizler için.”

“Çocuk psikolojisi çok önemli”

Idlip kentinde sosyoloji konusunda eğitim alan ancak çatışmalar dolayısıyla eğitimini tamamlayamayan Tuhama Al Salih de kamptaki genç öğretmenlerden bir tanesi.

13 aydır Akçakale Kampı’nda kalan Tuhama, çocukların hayatını değiştirmek için uğraştırdıklarının altını çiziyor. “Onları savaş ortamının getirdiği travmadan uzaklaştırmak istiyorum. Burası güvenli ancak Suriye’de yüz yüze geldikleri çatışmaların, bomba ve silah seslerinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi halen devam ediyor.” diyor Tuhama. O, çocuklar için sağlanan fiziksel ortamın önemli olduğunu, ancak psikososyal desteğin bu çocuklar için daha öncelikli bir ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Günün sonunda eğitime katılanlara sertifikaları verilirken, genç öğretmenler çadırlarına geleceğe yönelik umutlarını biraz daha arttırmış olarak dönüyordu...

Amaç öğretmenlerin eğitim becerilerini geliştirmek

Suriyeli çocuklar, ülkelerinde süren çatışmaların bedelini eğitimlerinden mahrum kalarak ödüyor.  Türkiye gibi komşu ülkeler ise Suriyeli çocukların eğitimlerine devam edebilmesi ve böylelikle “kayıp bir kuşak” olmamaları için yoğun bir çaba gösteriyor.

UNICEF Türkiye ise, kaliteli ve kapsayıcı eğitim fırsatlarının tüm çocuklara ve gençlere sunulması için yürütülen özverili çabalara destek oluyor. Bu kapsamdaki çalışmaların önemli bir ayağını da “Öğretmen Eğitimleri” oluşturuyor. Kamplarda görev yapacak öğretmenlerin özel bir eğitimden geçirilmesi, okullardaki eğitim kalitesinin arttılırılması açısından kritik bir önem taşıyor kuşkusuz. Temel amaç, Suriyeli öğretmenlerin mesleki becerilerinin arttırılmasını desteklemek.

Eğitimler kapsamında sınıf yönetimi, ders planlama ve psikososyal destek konularında kapsamlı bilgiler aktarılıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, AFAD ve UNICEF işbirliği ile Türkiye’deki 20 kampta gerçekleştirilen eğitimlerin Mart 2014’te tamamlanması ve böylelikle toplamda 2090 Suriyeli öğretmene ulaşılması hedefleniyor. Söz konusu eğitimler Avrupa Birliği tarafından sağlanan fonlar ile hayata geçiriliyor.


Yazı ve fotoğraflar: Ayberk Yurtsever