Anasayfa > Basın Merkezi > 2013 > Aralık > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (12/2013)

Suriyeli gençler 'kayıp kuşak' olmamak için Türkçe öğreniyor


©UNICEF/Türkiye-2013/Yurtsever
MALATYA, Türkiye, Aralık 2013 - Matematik Öğretmenliği Bölümünden yeni mezun olan Ahmed, Fizik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Nevar, henüz 20 yaşındaki Tarih Bölümü 1. sınıf öğrencisi Fatma... Her üçünün de ortak özelliği Türkçe öğrenmeye yeni başlayan Suriyeli gençler olmaları. Onlar kayıp bir kuşak olma ihtimalini yakından hisseden gençlerden yalnızca birkaçı. Ünlü bir Türk şairi olan Bedri Rahmi Eyüboğlu "Üç dil" adlı şiirinde şöyle yazar: "En az üç dil bileceksin, en az üç dilde düşünüp rüya göreceksin"

Suriyeli Misafir Öğrencilere Yönelik Türkçe Eğitimi Projesi kapsamında, Türkiye’de 7 ilde bulunan kamplarda, Nisan-Eylül 2013 tarihleri arasında eğitimlerini başarıyla tamamlayan 300 öğrenci sertifikalarını almaya hak kazandı. Bu yıl Aralık ayında başlayan ve Mayıs 2014’te tamamlanacak olan ikinci dönemin sonunda da başarılı olan yüzlerce öğrenci sertifikalarına kavuşmuş olacak.

Eyüboğlu’nun bu öğüdünü sadece Türk gençleri değil, ülkelerinde yaşanan kriz sonrası sınırı geçerek “kuzeydeki komşuya” sığınan Suriyeli bu üç genç de dinliyor. Onlar yarım bıraktıkları eğitimlerine devam edebilmek ve böylelikle geleceklerini yeniden inşa edebilmek için dört bir kolla Türkçe’ye sarılıyorlar. Henüz Türkçe düşünüp, Türkçe rüyalar görüyorlar mıdır bilinmez ama Türkçe’ye şimdiden alıştıkları kesin.

UNICEF, Milli Eğitim Bakanlığı, AFAD,  Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Gaziantep Üniversitesi TÖMER işbirliği ile Suriyeli gençlere yönelik olarak başlatılan Türkçe dil kurslarının ikinci etabında ilk ders heyecanı yaşanıyor. Bu heyecanın yaşandığı kamplardan biri de Malatya Kampı. Kamptaki kursa katılan 147 öğrenciye hafta içi her gün 7’şer saatten toplam 35 saat Türkçe eğitimi veriliyor.

Kursa katılanlardan biri de 27 yaşındaki Ahmed El Ali. Suriye’nin Hama kentinden 6 ay önce Malatya’ya gelen Ahmed, ülkesinde Matematik öğretmenliği eğitimi almış. “Yeni bir dil öğrenmek güzel. Biraz zor ama bize bağlı sonuçta. Ne kadar çalışırsak o kadar çabuk öğreniriz” diyor Ahmed. Hayalinde ise bu kursu başarı ile tamamlayıp, Türkiye’de bir üniversitede Matametik bölümünde yüksek lisans yapmak var.

“Türkçe zor ama öğrenmek için uğraşıyoruz”

6 ay sürecek bu eğitimi başarı ile tamamlayan gençler sertifika almaya hak kazanacaklar. Kursa katılan gençlerden biri de Nevar Hijok. Fizik Bölümü 4. sınıf öğrencisi olan ve 5 ay önce Hama kentinden ayrılarak Malatya Kampı’na yerleşen Nevar, kursla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Arkadaşlarım ile birlikte bu kursa katılıyorum. Zor ama uğraşıyoruz. Türkçe’de çok Arapça kelime var. Bu bizim için bir avantaj.”

Türk dizileri sayesinde Türkçe’ye aşina olduklarını belirten Nevar, tüm Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi Suriye’de de çok popüler olan Türk oyuncular Kıvanç Tatlıtuğ ile Tuba Büyüküstün’e hayran olduğunu belirtiyor. Tatlıtuğ’un UNICEF İyi Niyet Elçisi olduğunu ve belki bir gün kamplarda kendilerini ziyarete gelebileceğini söylediğimizde heyecanla şöyle diyor Nevar: “O gelirse bütün kamp onu görmeye gelir.”

İnteraktif Türkçe eğitimi

Kursun Türkçe eğitmenlerinden Elif Ulutaş, öğrencilerin Türkçe’ye çok meraklı olduğunu ancak genelde Türkçe’nin zor bir dil olduğunu düşündüklerini gözlemlediğini söylüyor. “Dersi o kadar eğlenceli anlatacağım ki Türkçe’yi çok sevecekler ve o zorluğu bir kenara bırakacaklar” diyor Elif öğretmen. Genç öğrtemen sözlerini şöyle noktalıyor: “Üniversitede iken Yabancılara Türkçe Öğretimi dersimiz vardı ben o dersi çok sevmiştim. O günlerde bu dersin gelecekte bir gün karşıma iş imkanı olarak çıkacağını hiç tahmin edemezdim. Bugün ise burada olmaktan çok mutluyum.”

Suriyeli Misafir Öğrencilere Yönelik Türkçe Eğitimi Projesi kapsamında, Türkiye’de 7 ilde bulunan kamplarda, Nisan-Eylül 2013 tarihleri arasında eğitimlerini başarıyla tamamlayan 300 öğrenci sertifikalarını almaya hak kazandı. Bu yıl Aralık ayında başlayan ve Mayıs 2014’te tamamlanacak olan ikinci dönemin sonunda da başarılı olan yüzlerce öğrenci sertifikalarına kavuşmuş olacak.

Şimdi yine Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Üç dil” şiirinde yazdıklarına kulak verelim:

“En az üç dil bileceksin / En azından üç dil / Elin ayağın kadar senin / Ana sütü gibi tatlı / Ana sütü gibi bedava / Ninniler, masallar, küfürler de caba / Ötekiler yedi kat yabancı / Her kelime arslan ağzında / Her kelimeyi bir dişinle tırnağınla kök sökercesine sökeceksin / Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek / Her kelimede bir kat daha artacaksın...”


Yazı ve fotoğraflar: Ayberk Yurtsever