Anasayfa > Basın Merkezi > 2017 > Temmuz > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (7/2017)

Türkçe dersleri Suriyeli küçük kıza mülteci olarak yaşamla nasıl baş edileceğini öğretiyor


Fotoğraf: © UNICEF/RICH/2017

By Donatella Lorch




Şanlıurfa, Türkiye– Dua her sabah kalkıp annesi ve babasıyla 7 kardeşine kahvaltı hazırlıyor, sonra da mutfakta temizlik yapıyor. 15 yaşındaki Suriyeli mülteci bu işlerini bitirdikten sonra zamanının büyük bölümünü evde geçiriyor.
 
Kendisi de kabul ediyor: “Çok sıkılıyorum. Türkçe konuşamadığımdan bir Türk okuluna gidemiyorum. Ama şimdi tek düşüncem Türkçe derslerime ne zaman gidebileceğim.”
 
Narin yapıda, yüzünde gülümsemesi ve gözlerinde sürmesiyle genç Dua haftanın üç günü öğleden sonraları Türkiye’nin güneydoğusunda bulunan Şanlıurfa’nın parke taşlı dar sokaklarından geçerek pek de alışıldık olmayan bir okul ortamındaki diğer sınıf arkadaşlarına katılmaktadır. Dizlerinin üzerinde bebekleri, odada birbiri ardından emekleyen daha büyük çocuklarıyla hepsi Suriyeli mülteci olmak üzere bir düzine kadar Suriyeli kadın buradadır. Kimilerinin başı örtülüdür, elbiseleri topuklarına kadar uzanmaktadır; diğerlerinin üzerinde kot pantolon ve tişört vardır. Hepsi burada iki saat boyunca Türkçe gramer öğrenmekte, öğrendikleri son sözcüklerle cümleler kurmaktadır.
 
Dua, sabahları lise sınıflarında görev yapan, öğleden sonraları ise gönüllü olarak mültecilere ders veren 28 yaşındaki Hasan Parlak için “Benim öğretmenim en iyisi” diyor. 2015 yılında Humus’tan ayrılıp Türkiye’ye geldiğinden bu yana ilk kez kendi küçük dairesinin dışında başkalarıyla iletişim kurabileceğini hissediyor: “Burada herkes çok olumlu yaklaşıyor ve bizler gerçekten öğrenmek istiyoruz. Şimdi alışverişe çıktığımda insanlar beni anlıyor. Artık kendimi görünmez hissetmiyorum!”
 
Dersler kısaca ÇATOM olarak bilinen çok amaçlı toplum merkezinde yapılıyor. ÇATOM’lar Kalkınma Bakanlığı’na bağlı Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP Bölge Kalkınma İdaresi) tarafından yönetiliyor. 9 ilde bulunan toplam 44 ÇATOM yoksul mahallelerde yaşayan güç durumdaki kadınları ve kız çocukları hedefliyor, iş ve beceri geliştirme çalışmalarında onları destekliyor ve kurslara katıldıkları sırada çocuk bakım hizmeti veriyor. ÇATOM programlarına her yıl 15 binden fazla kız çocuğu ve kadın katılıyor.
 
2015 yılında UNICEF hizmetlerini daha ileri düzeye taşımak ve Suriyeli mültecilere ulaştırmak üzere Şanlıurfa’daki ÇATOM’la ortaklığa gitmiştir. 1,9 milyon nüfusa sahip Şanlıurfa’da 420 bin Suriyeli mülteci bulunuyor. Türk ve Suriyeli kadınlar birlikte el sanatları, dikiş ve aşçılık atölyelerine katılmakta, ortak piknik ve başka etkinlikler düzenlemektedir. Kendilerine eğitim veren kişiler iki dili konuşabilmektedir. Merkeze erkekler ve 12 yaşın üzerindeki erkek çocuklar alınmamaktadır (Türkçe öğretmeni dışında); zaten Dua’nın babasının kızına buraya devam izne vermesinin nedenlerinden biri de budur. Geleneksel usulde kemerli tavanları, kalın duvarları ve bir ağacın gölgesindeki avlusuyla kervansarayı andıran bu mekânda kültürler ve yaş grupları arası dostluk kısa sürede kurulmuş.
 
Şanlıurfa’daki ÇATOM Koordinatörü Ayşe Dağlar şöyle diyor: “Güven oluşturma başlarda hep bir sorundur. Burasının güvenli bir ortam olduğunu anladıklarında merkez onların ikinci adresi oluyor.” Burada Suriyeli mültecilere yönelik yardım, Türkçe derslerinden kimlik kartı çıkartılmasına ve çocukların okula kaydedilmesine yönelik desteğe kadar çeşitli biçimler alabiliyor.  Sosyal ve kültürel etkinliklerin yanı sıra ergen yaşlardaki kızlara yönelik, çocuk evliliğinin tehlikeleri ve temel sağlık bilgileri gibi konularda seminerler de yapılıyor.
  
Pek çok aile nerede iş bulabilirlerse oraya gitmek zorunda olduğundan kadınlar merkeze yılda ortalama altı ay gelebiliyor. 2016 yılında Şanlıurfa’da 300 kadın ÇATOM’un düzenli hizmetlerinden yararlanırken merkezi ziyaret eden kadın sayısı 600’ü bulmuştur.

Dua’nın öğretmeni Hasan bu ÇATOM’da iki yıldır gönüllü olarak çalışıyor, haftada 10 saat ders veriyor. Her ders 3 ay sürüyor. Hasan öğretmen durumu şöyle açıklıyor: “Amacımız yalnızca onlara bir şeyler öğretmek değil, esasen 3 ay bunun için yeterli de değil. Aynı zamanda onlara umut aşılamaya, savaşın ve kayıpların travmasını aşmalarına yardım etmeye çalışıyoruz.  Dua gibi genç kadınların gerçekten sahip oldukları tek şey Türkçe dersleri.”

Kadınlar Türkçeleri dolayısıyla çevredeki esnaftan ve komşulardan aldıkları övgüleri gururla Hasan’a anlatıyorlar. Hasan, Dua’nın en hızlı öğrenen öğrencisi olduğunu söylüyor; adeta bir enerji küpü, ulusal tatil günlerini boş verip öğretmeye devam etmesini istiyor. Ne var ki, kendisinden önceki başka pek çok kişi gibi o da kısa süre sonra Türkçe derslerini bırakacak. Sebze satarak geçinen babası ona bir terzinin yanında günde 12 saat çalışacağı bir iş bulmuş. Ailenin ek nakit gelire ihtiyacı var.
 
Hasan, üzgün biçimde şunları söylüyor: “Dua bunu yapmak zorunda kalan ilk öğrencim değil.  O da ailesi için kendi geleceğini feda edecek. Onun gibi genç kızlar için yalnızca iki alternatif var: ya çalışacaklar ya da evlenecekler.”
 
Dua yeni işinden herhangi bir küskünlük belirtisi olmadan söz ediyor. Geleceği için “Belki ben de kendi evimin kadını olurum” diyor. Ancak yine de içindeki düş gücü, hâlihazırdaki dünyasının sınırlarını aşıyor; belki de Türkçe dersleri sırasında edindiği güç ve bağımsızlık duyguları sayesinde. Saat artık zamanı geri çeviremeyebilir.
 
Gülümseyerek, “Aslında ben doktor olmak istiyorum” diyor.
    
ÇOCUKLAR İÇİN ORTAKLIK
UNICEF’in ÇATOM’la birlikte gerçekleştirdiği çalışmaların finansmanı Suriye Krizi’ne yönelik oluşturulan Avrupa Birliği Bölgesel Yardım Fonu tarafından sağlanmaktadır.