Anasayfa > Basın Merkezi > 2017 > Eylül > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (9/2017)

Türkiye: Milli Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği ve UNICEF Engelli Çocuklara Yönelik Kapsayıcı Erken Dönem Çocuk Eğitimi için bir araya geldi


Tüm çocuklar gibi engeli olan çocukların da becerilerini geliştirip hayallerini gerçekleştirmek için kaliteli eğitime ihtiyacı vardır. Engeli olan çocuklar topluma çok şey katabilirler. Kendilerine erken yaşlarda kapsayıcı eğitim verilmesi bu potansiyelin harekete geçirilmesinde kilit bir rol oynayacaktır.
 

 

Ankara - 21 Eylül 2017
 
“Ebeveyn olmak güçtür. Özel ihtiyaçları olan bir çocuğun ebeveyni olmak daha da güçtür. Henüz anaokulu yaşındayken çocuğunuzu akranlarıyla aynı sınıfta olması için –bir bakıma- okul yönetimini, ebeveynleri vs. ikna etmek zorundasınız. Engeli olan çocuğunuzun sınıfında bağırıp çağırmayacağını, engeli olmayan diğer çocuklara zarar vermeyeceğini ve çocuk gibi davranacağını kanıtlamanız gerekir.” Bunlar, tanınmış haber sunucusu, biri engel olan iki çocuk annesi Özge Uzun’un sözleri. Uzun bugün Ankara’da, engeli olan ya da olmayan çocuklara gerek sınıflarında gerekse çevrelerinde birlikte gelişme, öğrenme ve ilerleme şansı tanımaya yönelik stratejik bir girişimin başlatılması dolayısıyla gerçekleştirilen toplantıda bu deneyimlerini paylaştı.
 
Toplantıya kamu kurumları, dış misyonlar, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve medya temsilcilerinin yanı sıra engellilik, erken dönem çocukluk ve kapsayıcı eğitim alanlarında önde gelen akademisyenler ve uzmanlar dâhil olmak üzere 200’ü aşkın kişi katıldı.
 

Engeli olan Çocuklar için Kapsayıcı Erken Çocukluk Eğitimi Projesi, önümüzdeki üç yıl boyunca erken çocukluk eğitimine katılan engeli olan çocuk sayısını artırmayı hedeflemektedir. Proje, kanıta dayalı verilerden hareketle, kapsayıcı eğitim hakları, fırsatları ve okul-aile işbirliğinin önemi konusunda ailelerin, çocuklara bakan kişilerin ve kanaat önderlerinin farkındalık düzeyini artıracaktır. Proje ayrıca öğretmenleri, okul yöneticilerini ve diğer eğitim personelini kapsayıcı eğitim ortamlarını geliştirip yaygınlaştırma açısından gerekli temel bilgi ve becerilerle donatacaktır.
 
Dünyanın büyük bölümünde engeli olan çocukların görünmezliği sürmektedir. Bu çocuklar, okula gitme olasılıkları en düşük, şiddet, istismar, sömürü ve ihmale en açık çocuklardır. Çoğu durumlarda bu çocuklaragözlerden kaçırılmakta, kurumlara yerleştirilmekte ya da ağır sosyal damgalanma kaygısı veya özel bakımın yüksek maliyeti nedeniyle öylesine terk edilmektedir. Çeşitli olumsuzluklara zaten açıkken, yoksulluk, cinsiyet, azınlık olma ve çatışma gibi etkenler bu çocukların durumunu daha da ağırlaştırmaktadır. Sonuç, engeli olan çocukların dünyanın en marjinal ve savunmasız insanları arasında yer almalarıdır.
 
Tüm çocuklar gibi engeli olan çocukların da becerilerini geliştirip hayallerini gerçekleştirmek için kaliteli eğitime ihtiyacı vardır. Engeli olan çocuklar topluma çok şey katabilirler. Kendilerine erken yaşlarda kapsayıcı eğitim verilmesi bu potansiyelin harekete geçirilmesinde kilit bir rol oynayacaktır.
 
 
Kapsayıcı eğitimle engeli olan çocuklara adil bir şans tanıma
 
Bu stratejik girişim, Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, Milli Eğitim Bakanlığı ve UNICEF tarafından hayata eçirilecektir.
 
UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle açılış konuşmasında: “Bu proje, kız-erkek, engeli olan-engeli olmayan

Türkiye’deki tüm çocukların eğitime erişimlerini arttırmaya yönelik ortak kararlılığımızı yansıtmaktadır. Bunun gerçekleşmesi için, engeli olan çocukları görünülmez kılan örtüleri kaldırmamız, okullarında ve çevrelerinde başarılı olup gelişmeleri için onlara mümkün olan tüm olanakları sunmamız gerekiyor. Çocuklarımızın eğitimine yatırım yaparak yalnızca onların değil kendi geleceğimize de yatırım yaptığımızı hepimiz hatırlamalıyız.” dedi. Duamelle konuşmasında sağladığı finansal katkı için Avrupa Birliği’ne ve tüm çocukların erken çocukluk eğitimine erişimini arttırmaya yönelik çabaları dolayısıyla da Türk Hükümetine teşekkür etti.
 

Türkiye Hükümeti gelecek üç yıl içinde erken dönem çocuk eğitimine kayıtlı engelli çocuk sayısını artırmak üzere stratejik bir tercihte bulunmuştur. Bu önemli girişim aynı zamanda AB’nin güçlü ortaklığından da yararlanmaktadır.
 
AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera Vinals: “UNICEF ve Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. Zengin deneyim ve becerileriyle okul öncesi eğitime ilişkin önümüzdeki güçlükler, özellikle engeli olan çocukların entegrasyonu sorunu aşılacaktır. Özel ihtiyaçları olan çocukların durumu ele alınmadan hiçbir ülke adil ve başarılı bir eğitim sistemi oluşturamaz.”
 
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Muammer Yıldız ise: “Kapsayıcı eğitimin uygulanmakta olduğu okullarda her öğrencinin katkısı özeldir ve bu sınıflarda değerler çeşitlilik taşımaktadır. Kapsayıcı eğitim ilkelerinin benimsendiği bu tür destekleyici eğitim ortamında her çocuk kendini güvende hisseder ve okul topluluğuna aidiyet duygusu geliştirir. Bu açıdan, öğrencilerimizin tümü ve ebeveynleri öğrenmede, eğitimle ilgili hedefler belirlemede ve ihtiyaçlara dayalı kararlar alınmasında anlamlı roller oynayabilir. Bu da ülke refahı ve uygarlığımızın gelişmesi açısından önemli bir adımdır.” diye belirtti.

 
Açılışın ardından engellilik, erken çocukluk, özel ve kapsayıcı eğitim alanlarında önde gelen akademisyenler ve uzmanların katılımıyla iki günlük bir ulusal konferans gerçekleştirildi.