Anasayfa > Basın Merkezi > 2017 > Aralık > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (12/2017)

UNICEF: Çoğunluğu Güney Asya'da olmak üzere 1 yaş altı 17 milyon çocuk zehirli hava soluyor


Zehirli havanın küçük çocukların beyinsel gelişimi üzerindeki etkilerine ilişkin kanıtlar ortaya çıkarken, UNICEF hava kirliliğini azaltmak üzere hemen harekete geçilmesi çağrısında bulundu 

NEW YORK, 6 Aralık 2017 – UNICEF tarafından bugün yapılan açıklamaya göre, bir yaşından küçük yaklaşık 17 milyon çocuk hava kirliliğinin uluslararası sınırların en az altı katı fazla görüldüğü bölgelerde yaşıyor. Bu yüzden zehirli hava solumak zorunda kalan çocukların beyinsel gelişimi de risk altına giriyor. Bu çocukların üçte birinden fazlası başka bir deyişle 12 milyonu Güney Asya’da yaşıyor.

Havadaki Tehlike: Hava kirliliğinin küçük çocukların beyinsel gelişimine etkisi  başlıklı çalışma, partikül taşıyan kirli hava solumanın beyin dokusuna zarar verebileceğini, yaşam boyu sürecek sonuçlar ve olumsuzluklarla birlikte bilişsel gelişimi negatif yönde etkileyeceğini belirtiyor.
 
UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake: “Hava kirliliği bebeklerin gelişim halindeki akciğerlerine zarar vermekle kalmaz, gelişim halindeki beyinlerinde, dolayısıyla geleceklerinde de kalıcı zararlara yol açabilir. Çocukların hava kirliliğinden korunması yalnızca onlara değil toplumlara da yarar sağlar. Böylece sağlık giderleri azalır, verimlilik artar ve herkes daha güvenli ve temiz ortamlardan yararlanır.”
 
Uydu görüntülerine göre Güney Asya, hava kirliliğinden en olumsuz biçimde etkilenen bölgelerde yaşayan bebekler içindeki payıyla ilk sırada yer alıyor. Bu bölgede 12,2 milyon bebek dış mekân hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen uluslararası sınırın altı katı fazla yaşandığı bölgelerde yaşamını sürdürüyor. Doğu Asya ve Pasifik bölgesinde de altı kat sınırını aşan bölgelerde yaşayan yaklaşık 4,3 milyon bebek bulunuyor.
 
Yapılan araştırmalar; hava kirliliğinin, ilk 1000 günlük dönemde çocukların beyinsel gelişimi açısından yetersiz beslenme, olumsuz uyaranlar ve şiddete maruz kalma kadar kritik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor ve etkilerini şu şekilde sıralıyor: 
 
Kirlilik yaratan zerrecikler o kadar küçüktür ki bunlar kan dolaşım sistemine girip beyne kadar ulaşabilir, kan-beyin bariyerine zarar verebilir. Bu da sinir dokusu iltihaplarına yol açabilir.
Küçük manyetit parçaları gibi kimi kirletici zerrecikler koku siniri ve bağırsak yoluyla vücuda girebilir ve manyetik yükleri nedeniyle nörodejeneratif hastalıklara yol açtığı bilinen oksitlenmeye bağlı stres yaratabilir. 
Polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi diğer kirletici zerrecikler beyinde sinir hücrelerinin iletişimine yardımcı olan bölgelere zarar verebilir ki bu iletişim çocukta öğrenmenin ve gelişimin temelini oluşturur. 
Küçük bir çocuğun beyni yetişkin beynine göre çok daha küçük dozda ki kimyasal zehirlerden zarar görebilir. Çocukların hava kirliliğinden daha çok etkilenmelerinin bir başka nedeni de daha hızlı soluk almaları, fiziksel savunma ve bağışıklık sistemlerinin henüz tam gelişmemiş olmasıdır. 
Araştırma, hava kirliliğinin bebeklerin gelişim halindeki beyinleri üzerindeki etkisinin azaltılması için ivedilikle atılması gereken adımları özetlemektedir. Bu bakımdan ebeveynlerin evlerinde yapabilecekleri arasında, çocuklarını tütün ürünleri, soba ve ısınma amaçlı ateşin zararlı dumanlarından koruyacak önlemler geliştirmeleri yer almaktadır. Diğer adımlar: 
 
Fosil yakıtlar yerine daha temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılarak hava kirliliğinin azaltılması; kamu taşımacılığı imkânlarının yaygınlaştırılması; kentsel yerleşimlerde yeşil alanların artırılması; zararlı kimyasalların açıkta yakılmasını önlemek üzere daha gelişkin atık yönetim seçeneklerinin devreye sokulması, 
Çocukların hava kirliliğinin daha az olduğu saatlerde dışarda olmalarını sağlayarak hava kirliliğine görece daha az maruz kalmaları; aşırı durumlarda çocuklara uygun maskeler temin edilmesi; kirliliğin önemli kaynaklarının okul, klinik ve hastane gibi yerlerin yakınında olmamasını sağlayacak akıllı kent planlamalarının yapılması,
Daha dayanıklı olabilmeleri için çocukların genel sağlık durumlarının güçlendirilmesi,  zatürenin önlenmesi ve tedavisi, bebeklerin belirli bir dönem yalnızca anne sütüyle beslenmeleri ve genel olarak iyi beslenme anlayışının yerleştirilmesi, 
Hava kirliliğiyle ilgili bilgilerin ve izleme çalışmalarının iyileştirilmesi, çocukların hava kirliliği kaynaklarına daha az maruz kalmalarının sağlanması ve en başta da solunan havanın kalitesi hakkında bilgi sahibi olunması olarak sıralanmaktadır.
 
Lake: “Hiçbir çocuk tehlikeli ölçüde kirlenmiş hava solumak zorunda kalamaz ve hiçbir toplum hava kirliliği sorununu görmezden gelemez.”
 
Daha fazla bilgi için çalışmayı buradan okuyun here.
 
###
 
Editörlere notlar
 
Habere eşlik eden videoyu indirmek için: here.
 
Yapılan analiz, hava kirliliğiyle ilgili küresel uydu görüntüleri (PM2.5) ile birlikte 1 yaşından küçük olup dış mekân hava kirliliğinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen sınırları aştığı bölgelerde yaşayan çocuk sayısını tahmine yönelik demografik verileri temel almaktadır. Dış mekân hava kirliliğinin sınırları altı kat aştığı bölgelerde yaşayan çocuklar durumdan en olumsuz etkilenenler arasındadır.
 
UNICEF hakkında
UNICEF dünyadaki en dezavantajlı çocuklara ulaşmak için dünyanın en zorlu yerlerinde çalışmalar yapmaktadır. 190 ülkede ve bölgede, her yerde, herkes için daha iyi bir gelecek kurmak için çalışıyoruz. UNICEF ve çocuklara ilişkin çalışmaları hakkında daha fazla bilgi için:www.unicef.org
 
UNICEF’i Twitterve Facebook’tan izleyin
 
Daha fazla bilgi için:
Georgina Thompson, UNICEF New York, Tel: +1 917 238 1559, gthompson@unicef.org
Sema Hosta, UNICEF Türkiye, Tel: +90 312 454 1010, shosta@unicef.org