Anasayfa > Basın Merkezi > 2019 > Mart > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (3/2019)

Yükümlülükler ve fırsatlar arasında denge: Denetimli serbestlik altındaki çocuk ve gençler için "Denetimli Serbestlik Gençlik Programı"


Çocukluktan ergenliğe geçiş birçok fırsatın yanı sıra aynı zamanda güçlükler dönemidir.  Çocuklar, büyürken kimliklerini bulurlar, birey olarak kendilerini keşfederler ve toplumla bütünleşirler. Yetişkinliğe doğru bu yolculukta bazı  çocuklar bazı çocuklar farklı nedenlerle suçla tanışabiliyor ve adalet sistemiyle karşı karşıya gelebiliyor.
 
Türkiye’de her yıl güvenlik birimlerine suç işlediği iddiasıyla 100 binden fazla çocuk geliyor. Ayrıca sadece 2017 yılında 120 bin’den fazla çocuk hakkında ceza davası açıldı.  Çocuk ceza infaz kurumlarında tutuklu ya da hükümlü olarak bulunan yaklaşık 3000, denetimli serbestlik altında ise yaklaşık 14 bin çocuk bulunmaktadır.
 
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair Sözleşme 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar için özgürlüğünden yoksun bırakılmanın son çare olduğunu vurgulamaktadır. Onlara yaşlarına ve durumlarına uygun şekilde davranılması gerekir. Buna, mümkün olan durumlarda toplum temelli alternatifler de dâhil edilmelidir.
 
16 yaşındaki Halil[1]yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Karakola götürüldüm. Orada bekledim.  Sonra bir hastaneye gittik ve geri geldik. Sonraki gün yine karakoldaydım ve geceyi orada geçirdim. Uyuyamadım, hiçbir şey yapamadım. Yargıca ve savcıya defalarca ifade verdim. Çok sıkıntılı bir süreçti.”
 
Gerek Türkiye’de gerekse dünya ölçeğinde yapılan araştırmalar bu tür toplum temelli alternatif uygulamalarda yer alan çocukların tekrar suç işleme olasılıklarının azalmakta olduğunu göstermektedir.
 
 “DENGE” programının başlatılmasının gerekçesi de budur.
 
“DENGE Çocuklar için Denetimli Serbestlik Programı” olarak da bilinen “Türkiye’de Denetimli Serbestlik Durumundaki Çocuklar için Etkili Risk Değerlendirme Sistemi” Programı, adalet sistemi içerisindeki çocuklara yönelik çocuk merkezli bir yaklaşım geliştirmesini amaçlamaktadır.
 
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sevgi Serdar Kahveci programla ilgili değerlendirmelerini şu sölzerle anlatıyor:Daha önceki yaptığımız pek çok çalışmada belki kişilerin tekrar suç işleme riskine odaklanıyorduk. Şu anda artık çocukların altında bulunduğu riskler neler, onların koruyucu faktörlerini devreye koyarak bu risk faktörlerini ne kadar bertaraf edebiliriz. Ona odaklanılıyor olması çok önemli bir yenilik olduğunu düşünüyorum.”
 
Ana yararlanıcısı Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü olan DENGE Programı, Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve UNICEF’in eş finansmanında, ayrıca UNICEF’in teknik desteği ile 2015 – 2018 yılları arasında yürütüldü.
 
Programın başlıca amaçları arasında çocuk ve gençlerin risk ve ihtiyaçlarını belirlemek üzere etkili bir araçla beraber destekleyici müdahele programları geliştirilmesi, çocuklara ve gençlere yönelik rehabilitasyon uygulamalarının izlenmesi yer almakta. Programın pilot uygulaması 21 ilde bulunan 25 denetimli serbestlik müdürlüğinde gerçekleştirildi.
 
17 yaşındaki Mustafa, DENGE programı ile görüşlerini sorduğumuzda şunları söylüyor: “Beni iyileştirdiler. Onların sayesinde tüm endişelerim ve önyargılarım ortadan kalktı. Korkularım da öyle. Buraya kendi isteğimle geldim. Kendi kendime burasının bir denetimli serbestlik yeri mi yoksa bir otel mi olduğunu sordum… Burada sıkılmıyorum. Kendimi rahatlamış hissediyorum.  Odada bir kitaplık var, kitap seçip okuyorum.”
 
DENGE programında süreç oldukça anlaşılır. İlk adımda denetimli serbestlik sistemine gelen çocuk için bir vaka yöneticisi atanıyor.  Ardından çocuk ve ailesi ile ilk görüşme yapılıyor. Daha sonra özel olarak geliştirilen Rehabilitasyon Formu ile çocuğun içinde bulunduğu durum değerlendiriliyor. Vaka yöneticisi, çocuk ve ailesi ile birlikte çocuğun hayata dair amaçlarını ve hedeflerini belirleyen bir protokol hazırlıyor. Böylece çocuğu güçlendirmenin yanı sıra onun toplumla yeniden bütünleşmesinin önündeki engeller de ele alınmış oluyor. Son olarak, çocuğun ve ailesinin de katılımıyla bu protokolün hayata geçirilme süreçleri sürekli olarak takip ediliyor.
 
“Eve ziyarete geleceklerini söylediklerinde biraz huzursuz olmuştum. Ancak, bu ziyaretin aramızda kalacağını belirttiklerinde rahatladım.  Başka kimsenin bu ziyaretlerden haberi olmayacağını bilmek beni memnun etti” diye anlatıyor bu süreci Mustafa’nın annesi Yasemin.
 
Denetimli serbestlik uzmanı Nükte Aslan DENGE programının amacı konusunda şunları söylüyor: “Denge programı çocukların aile sistemi içerisinde ebeveynlerinin akrabalarının aynı zamanda arkadaşlarının akranlarının, çalışıyorlarsa işvereninin ustasının, eğitimlerine devam ediyorlarsa öğretmenlerinin, birer sosyal destek sistemi olarak algılanmasına ve algılanan bu sosyal destek sistemlerinin de işlevsel hale geliştirilmesine imkân sağlamıştır süreç içerisinde..”
 
Denetimli serbestlik uzmanının kendisine yaklaşımı sorulduğunda Mustafa şöyle diyor: “Uzmanıma birkaç kez gittim. Konuşmalarımız derin ve içtendi; benim için bir uzman değil kardeş gibiydi. Kendi yaşamımdaki hedeflerin yanı sıra dış dünyaya ilişkin bakışımı da genişletti.” 
 
DENGE Denetimli Serbestlik Gençlik Programı, Türkiye’de çocuklara yönelik denetimli serbestlik anlayışını değiştirdi. Bugün sistem, adalet sistemi içerisinde olan çocukların haklarına, ihtiyaçlarına ve potansiyellerine daha fazla odaklanmış durumda ve herkes için daha iyi bir gelecek adına çocukların toplum içerisinde destek görmelerine yardımcı olmakta.



[1]  Çocukların ve aile üyelerinin adları mahremiyetin korunması için değiştirilmiştir.