UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

6.8 Engelli ve/veya özel ihtiyacı olan çocukların eğitimi

Kapsama politikaları: Milli Eğitim Bakanlığı, özel ihtiyaçları bulunduğu belirlenen çocukları özel eğitim okulları aracılığıyla ya da genel okullarda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim sistemine dâhil etmeye yönelik bir politika izlemektedir.  Ne var ki, kullanılan tanımlar ve izlenen usuller, bu alanda iyi uygulamalara sahip diğer ülkelerde geçerli olanlardan farklılaşabilmektedir. Bakanlık bünyesinde bulunan Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Müdürlüğü ile bu müdürlüğün il ve ilçe birimleri özel eğitim ihtiyacı olan çocukların eğitimini düzenlemekten sorumludur. 1997 tarih ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, özel eğitim ihtiyacı olan çocukların, kişisel eğitim planları temelinde, normal okullarda akranlarıyla birlikte eğitim almaları gerektiğini vurgulamaktadır. Kararnameye göre, benzer engellilik durumlarına sahip diğer çocuklarla birlikte ayrı bir okulda ya da kurumda eğitim görmesi gereken çocuklar içinse, kaynaştırma için uygun düzenlemeler yapılarak özel eğitim okullarında veya kurumlarında eğitim verilecektir. Kararname ayrıca okul öncesi eğitimi özel eğitim ihtiyaçları olan çocuklar için de zorunlu tutmaktadır. Diğer sosyal yardımların/hizmetlerin yanı sıra engelli çocukların bir bölümü için ücretsiz okul servisleri de sağlanmaktadır.

Engelli çocukların eğitimden dışlanmalarının önlenmesine yönelik politikalar bugüne dek toplumsal-kültürel engellere pek az göndermede bulunarak okul ortamına odaklanmıştır. Oysa durumlarını gözlerden saklamak/korumak kaygısıyla ve beklentilerin düşük tutulmasıyla engelli çocukların dışlanmalarına kendi aileleri de katkıda bulunuyor olabilir. Bu konuda, engelli çocukların eğitimiyle ilgili olarak hanelerdeki karar alma süreçlerine ilişkin bir araştırma yararlı ve bilgilendirici olabilir.

Eğitime Fiziksel Erişim: 2005 tarih ve 5378 sayılı yasa uyarınca, okullar dâhil olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına ait tüm binalar Mayıs 2012’ye kadar engelli kişiler için erişilebilir duruma getirilecektir.  Ancak bu son tarih daha sonra bir yıl ertelenmiştir. Sınıfların ve ortak kullanım alanlarının hâlihazırdaki durumu ve önde gelen ihtiyaçlarıyla ilgili herhangi bir idari veri elde bulunmamaktadır. Kırsal kesimde yaşayan çocuklara yönelik yatılı eğitim hizmetleri söz konusu olduğunda ise, bu okullardaki fiziksel düzenlemeler ortopedik, görsel ve işitsel engelli çocukların erişimi düşünülerek planlanmamıştır ve bunu sağlamak için kapsamlı yenileştirmelere gidilmemiştir. Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi, sonuç gözlemlerinde Türkiye’ye engelli kişilerin tüm okullara, bu arada resmi binalara, parklara, hastanelere ve kamu hizmeti verilen yerlere fiziksel erişimini sağlama çağrısında bulunmuştur.

Okul öncesi eğitim: Özel Eğitim Hizmetleri yönetmeliklerine göre özel eğitim ihtiyaçları olan çocukların zorunlu eğitimine 3 yaşında başlanması gerekmektedir. Dolayısıyla devletin özel eğitim ihtiyacı olan 3-5 yaşlarındaki çocuklara ücretsiz okul öncesi eğitim sağlama yükümlülüğü vardır. Pratikte ise, engelli çocukların okul öncesi kademede okullaşma oranları genel nüfustaki çocuklara göre daha düşüktür. Ancak, tanımlama ve belirleme ile ilgili hususlar nedeniyle mevcut bilgilerin yanıltıcı olma olasılığı da vardır. Gene de, eldeki veriler, erişim, beklenti, gizli maliyetler ve engelli çocukların ailelerinin dezavantajlı konumu gibi sorunları yansıtıyor olabilir. Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre 2011-12 ders yılında özel eğitim okullarının okul öncesi eğitim sınıflarına kayıtlı öğrenci sayısı yalnızca 890’dır. Dahası, eşgüdümü UNICEF ile UNESCO İstatistik Enstitüsü tarafından birlikte sağlanan uluslararası Okul Dışı Çocuklar (OOSC) girişimi çerçevesinde yayınlanacak olan ülke raporuna göre okul öncesi eğitim düzeyinde kaynaştırma eğitimi kapsamında yer alan çocuk sayısı yalnızca 558’dir. Oysa Türkiye’de 5 yaşındaki 1.225.563 çocuğun tahminen 20 bini bir veya daha fazla engele sahiptir. Bu verilerden hareketle, özel eğitim ihtiyacı olan 5 yaşındaki çocuklar için ilkokul öncesi eğitimi zorunlu tutan yasal düzenlemelere karşın bu çocukların büyük bir bölümü ya eğitimden dışlanmıştır ya da özel ihtiyaçlarını dikkate alan eğitim olanaklarına erişememektedir.

İlk ve orta öğretim: Bakanlık istatistiklerine göre ilköğretim düzeyinde özel ihtiyaçları olduğu belirlenen çocuk sayısı artma eğilimindedir. Bu çocukların çoğu (2011-12 ders yılında 137.893) akranlarıyla birlikte eğitim görmektedir.  Diğerlerinin bir kısmı (2011-2012 ders yılında 20.958 çocuk) normal okulların özel eğitim sınıflarına devam ederken, önemli denebilecek sayıda (20.813) çocuk da hala çeşitli türlerdeki özel eğitim okullarına gitmektedir. Okula devamlılık ve okul bitirme ile ilgili oranlar yayınlanmamaktadır. Bununla birlikte, engelli çocukların telafi eğitiminden yararlanan çocuklar arasında yer aldıkları bilinmektedir ve engelliliğin çocukların “okul dışı” kalmalarına yol açan etmenlerden biri olabileceğinden kuşkulanılmaktadır. Ortaöğretimde ise, özel ihtiyaçları olan çocukların büyük bir bölümünün örgün eğitimlerine devam edemedikleri görülmektedir. 2011-2012 ders yılında 10.860 erkek ve kız çocuk genel nüfusa yönelik ortaoğretim okullarında eğitim görürken, 8.099 çocuk da özel ihtiyaçları olan çocuklara yönelik meslek okullarına kaydedilmiştir. Ayrıca, bazı engelli çocuklara, engellilik türlerine bağlı olarak, yaygın eğitim yoluyla kamuda veya özel sektörde  mesleki ya da genel eğitim verilmektedir.

Özel eğitim okullarındaki çocuk sayısı

 

Okul/kurum sayısı

Toplam öğrenci sayısı

Erkek

Kız

Öğretmen sayısı

Derslik sayısı

İLKÖĞRETİM

 

 

 

 

 

 

Kamu

316

18,141

11,370

6,771

5,558

3,624

Hafif düzeyde zihinsel engelliler ilköğretim okulu

53

2,792

1,785

1,007

1,189

671

Görme engelliler ilköğretim okulu

16

1,362

793

569

445

293

İşitme engelliler ilköğretim okulu

49

3,804

2,157

1,647

1,121

670

Ortopedik engelliler ilköğretim okulu

3

545

294

251

110

56

Otistik çocuklar eğitim merkezi (ilköğretim)

51

2,066

1,629

437

683

548

Orta veya ağır düzeyde zihinsel engelliler eğitim uygulama okulu (ilköğretim)

143

7,507

4,647

2,860

1,990

1,375

Uyum güçlüğü olanlar (ilköğretim)

1

65

65

0

20

11

Özel

111

2,672

1,618

1,054

1,398

1,435

ORTAÖĞRETİM

 

 

 

 

 

 

Kamu

112

8,099

5,378

2,721

937

430

İşitme engelliler için özel eğitim meslek lisesi

21

2,053

1,282

771

353

148

Ortopedik engelliler için özel eğitim meslek lisesi

2

97

69

28

39

9

Hafif düzeyde zihinsel engelliler için iş okulu (ortaöğretim)

89

5,949

4,027

1,922

545

273

                   

Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı, Örgün Eğitim İstatistikleri, 2011-12

Genel okullarda bütünleştirme kalitesi: İstanbul Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından 2011 yılında hazırlanan bir rapora göre (Türkiye’de Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitimin Durumu) çocukların düzenli okullara daha tam ve etkin olarak yerleştirilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir. Rapor, özel ihtiyaçları olan çocuklara gerekli destek hizmetlerinin verilmediğini; öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, ailelerin ve öğrencilerin bu konuda daha fazla bilgilendirilmeleri, eğitimcilerin ve öğrencilerin becerilerinin daha fazla geliştirilmesi ve fiziksel çevre ve eğitim programları açısından okullarda değişikliklere gidilmesi gerektiğini belirtmektedir. İlgili çocukların çoğuna bireyselleştirilmiş eğitim programları hazırlanmamakta, okullarda yeterli sayıda rehber ve özel eğitim öğretmeni bulunmamaktadır. ERG, Sabancı Vakfı’nın desteğiyle ve “Tohum” Otizm Vakfı ile işbirliği içinde kapsayıcı eğitimle ilgili araştırmalarına ve politika önerileri geliştirme çabalarına devam etmektedir (Bakınız, http://erg.sabanciuniv.edu/yayinlar).

Ortaya çıkan sorunlar: TBMM tarafından Mart 2012’de kabul edilen ve eğitim sistemini yeniden yapılandıran yasa, zorunlu eğitim kapsamındaki engelli ve özel ihtiyaçları olan çocuk sayısını önemli ölçüde artıracaktır. Böylece, bu çocukların tümünün okullarda olup olmadığını tespit etme, eğitim sisteminin dışında kalmalarını önlemek için gerekli adımları atma ve kapsayıcı eğitim için kapasite, beceri ve kaynakları artırmanın önemi daha da artacaktır. Bu arada, ülkede 53 hastane ilkokulu bulunmasına karşın, hangi yaşlarda ve ülkenin neresinde olurlarsa olsunlar başta kronik hastalıkları olanlar olmak üzere hasta çocukların, uzun süreli tedavi ihtiyacı olanların, dolayısıyla okula düzenli olarak devamda ve/veya öğrenme sürecine aktif olarak katılmada güçlük çekenlerin eğitim hakları konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç vardır.