Child Poverty
17 Mayıs 2012, Perşembe
Sitede Ara
Bilgi Merkezi
Çocukları Destekleyin

Eşitsiz Ekonomik Güçlenme

Orta gelir düzeyinde bir ülke: Türkiye’deki çocuklar, Dünya Bankası tanımına göre “üst-orta gelir düzeyindeki bir ülkede” büyümektedir.

Türkiye, ekonomisi küresel gelişmelere oldukça duyarlı bir orta-üst gelir düzeyi ülkedir. Nüfus giderek artarken ekonomik kalkınma eşitsiz biçimde gerçekleşmiştir.

Türkiye dünya sıralamasında coğrafi alan olarak 37’inci, nüfus bakımından 18’inci ve GSYH bakımından da 17’inci gelmektedir. 2010 yılı için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen GSYH 735.8 milyar dolardır ve kişi başına GSYH da piyasa kuru üzerinden 10.079 dolardır . Ekonomi doğrudan ve finansal yatırımlara açıktır; Avrupa, Batı ve küresel ekonomilerle bütünleşmiştir ve bunlardan etkilenmektedir. Özel sektör elde edilen hasılanın büyük bölümünü üretmektedir ve istihdamın gene büyük bölümünü sağlamaktadır ve AB ölçütlerine göre ortada “işleyen bir piyasa ekonomisi” vardır. IMF ve Dünya Bankası politikaların belirlenmesinde önemli bir rol oynamıştır ve 1998’den 2008’e uzanan dönemde IMF gözetimi hemen hiç kesintiye uğramamıştır. Ekonomiyi belirleyen özellikler yükseliş-iniş döngüleri ve belirsizliklerdir. 2008-2009 yillarında, küresel finansal ve ekonomik krizin etkisi ile GSYİH, 2008 yılında sadece yüzde 0,7 oranında yükselmiş, 2009’da ise yüzde 4,8 oranında küçülme meydana gelmiştir. 2009 takvim yılında ortalama işsizlik rakamı 3,5 milyona, oransal olarak da yüzde 14,0’a yükselmiş [3], çocuklu aileleri, düşen kazanç ve iş kayıpları yüzünden  harcamalarını kısmak zorunda kalmıştır. Kayıt dışı istihdam, küçük tarım işletmelerinde çalışma, mevsimlik işler ve kendi hesabına çalışmanın düzensiz biçimleri yaygındır. Kadınların büyük bölümü işgücü dışındadır.  

 

 

 

 

Mesleklere göre 15 yaş üzeri nüfus, 2010

 

Toplam

Erkek

Kadın

 

’000

yüzde

’000

yüzde

’000

yüzde

Toplam

52,541

100.0

25801

100.0

26740

100.0

İşgücü kapsamında

25,641

48.8

18,257

70.8

7,383

27.6

-işte

22,594

43.0

16,170

62.7

6,425

24.0

---ücretli işçi

13,762

26.2

10,502

40.7

3,260

12.2

---işveren

1,202

2.3

1,120

4.3

83

0.3

---kendi hesabına

4,548

8.7

3,725

14.4

822

3.1

---ücretsiz aile işçi

3,083

5.9

823

3.2

2,260

8.5

-işsiz

3,046

5.8

2,088

8.1

959

3.6

İşgücü dışında

26,901

51.2

7,544

29.2

19,357

72.4

-çalışabilir, ancak iş aramıyor

2,013

3.8

878

3.4

1,135

4.2

-yanlızca mevsimlik işçi

65

0.1

15

0.1

49

0.2

-ev işleriyle meşgul

11,914

22.7

0

0.0

11,914

44.6

-eğitim/öğretimde

4,122

7.8

2,210

8.6

1,912

7.2

-emekli

3,577

6.8

2,847

11.0

730

2.7

-yaşlı, malul, vb

3,394

6.5

1,238

4.8

2,156

8.1

-diğer

1,817

3.5

355

1.4

1,461

5.5

Kaynak: Turkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

 

Kırsal ve kentsel alanlar, Batı ile Doğu, farklı eğitim düzeyinde olanlar, düzenli işi olanlarla olmayanlar ve erkeklerle kadınlar arasında önemli eşitsizlikler vardır. Nüfusun altıda biri ulusal yoksulluk sınırının altındadır.

Eşitsizlikler ve yoksulluk: Üst-orta gelir düzeyindeki bir ülkeden bekleneceği gibi Türkiye küresel standartlara göre mutlak yoksulluğun sınırlı kaldığı bir ülkedir. Bununla birlikte eşitsizlikler ileri boyutlardadır – en azından Avrupa ve Asya’daki birçok ülke ile karşılaştırıldığında. Dolayısıyla, ülkedeki yoksulluk önemli düzeydedir ve bu yoksulluk kırsal alanlarda, azgelişmiş bölgelerde (ağırlıklı olarak Doğu) ve genel olarak son dalga göçmenlerin yerleştiği büyük kent mahallelerinde yoğunlaşmaktadır. 2009 yılında gıda ve gıda dışı yoksulluk içindeki nüfusun oranı yüzde 18.08 gibi yüksek bir düzeydedir. Kırsal kesimde ise bu oran daha çarpıcı düzeydedir: Yüzde 38.69. Türkstat’ın yoksulluk araştırmaları da yoksulluğun düzensiz istihdamla (gelip geçici gündelik işler ve marjinal kendi hesabına çalışma) ve ana babaların düşük eğitim düzeyi ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.   Düzenli istihdam kapsamında olanların ise fiilen işsiz olanlara göre yoksulluk riskine daha fazla maruz oldukları görülmektedir. Cinsiyete göre incelendiğinde ise, 2009 yılına ait gıda ve gıda dışı yoksulluk oranları erkeklerde yüzde 17.10, kadınlarda yüzde 19.03’tür. Bununla birlikte, verilerin kişi değil hanehalkı bazında olduğunu belirtmek gerekir. Pratikte, hanelerdeki kadın üyeler dezavantajlı olabilirler; beslenme, temel gereksinimler ve genel olarak hane kaynaklarının dağılımı söz konusu olduğunda en fazla fedakarlık onların üzerine düşer.


Çeşitli yoksulluk ölçülerine göre yoksul kişilerin yüzdesi (her yaştan)

 

2002

2003

2004

2005

2006

2007

2008

2009

Gıda yoksulluğu

1.35

1.29

1.29

0.87

0.74

0.48

0.54

0.48

--kent

0.92

0.74

0.62

0.64

0.04

0.07

0.25

0.06

--kır

2.01

2.15

2.36

1.24

1.91

1.41

1.18

1.42

Gıda + gıda dışı yoksulluk

29.96

28.12

25.60

20.50

17.81

17.79

17.11

18.08

--kent

21.95

22.30

16.57

12.83

9.31

10.36

9.38

8.86

--kır

34.48

37.13

39.97

32.95

31.98

34.80

34.62

38.69

Kişi başına günde 1 doların altında*

0.20

0.01

0.02

0.01

0.00

0.00

0.00

0.00

--kent

0.03

0.01

0.01

0.00

0.00

0.00

0.00

0.00

--kır

0.46

0.01

0.02

0.04

0.00

0.00

0.00

0.00

Kişi başına günde 2.15 doların altında*

3.04

2.39

2.49

1.55

1.41

0.52

0.47

0.22

--kent

2.37

1.54

1.23

0.97

0.24

0.09

0.19

0.04

--kır

4.06

3.71

4.51

2.49

3.36

1.49

1.11

0.63

Kişi başına günde 4.30 doların altında*

30.30

23.75

20.89

16.36

13.33

8.41

6.83

4.35

--kent

24.62

18.31

13.51

10.05

6.13

4.40

3.07

0.96

--kır

38.82

32.18

32.62

26.59

25.35

17.59

15.33

11.92

Göreli yoksulluk**

14.74

15.51

14.18

16.16

14.50

14.70

15.06

15.12

--kent

11.33

11.26

8.34

9.89

6.97

8.38

8.01

6.59

--kır

19.86

22.08

23.48

26.35

27.06

29.16

31.00

34.20

*satın alma gücü paritesinden.  **ortanca tüketimin yüzde 50’si üzerinden.

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (Tüik/Türkstat): Yoksulluk Araştırması 2009

 
Uneven economic development
A Fotoğraf Oktay Üstün

[1] Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergelerine (WDI) göre Türkiye’nin Atlas yöntemi kişi başına Brüt Milli Geliri (GNI) satın alma gücü paritesi ile 13.500 dolar. Bu ölçüte göre Türkiye dünya ülkeleri arasında 56. Sıradadır. Bu sıra gelişmiş batılı ülkelerin, Asya’daki en zengin ülkelerin, kimi petrol üreticisi ülkelerin, orta Avrupa ülkelerinin, Rusya, Meksika ve Arjantin’in gerisinde, ama Malezya, Balkan ülkelerinin çoğu, İran, Brezilya, Güney Afrika, Kazakistan veya Ukrayna’nın ilerisindedir. Başka bir açıdan bakıldığında satın alma gücü paritesi olarak Türkiye’nin 2009 yılındaki kişi başına GNI’si dünya ortalamasının yüzde 55 üzerinde iken, Avro kuşağı ortalamasının ancak yüzde 39’u kadardır.

[2] Bu sayılar temel ulusal yoksulluk sınırını ve yıllık Hanehalkı Bütçe Araştırmaları verilerini temel almaktadır. Temel ulusal yoksulluk sınırı “gıda ve gıda dışı yoksullukla” ilgilidir. Burada kastedilen, günlük yeterli yiyecek bulmak ve örneğin konut gibi diğer temel gereksinimleri karşılamak için gerekli gelirdir. Binyıl Kalkınma Hedefleri çerçevesinde 2015 yılı hedeflerine ulaşmak için Türkiye’nin ulusal yoksulluk sınırı altında yaşayanların oranını yüzde 13.5’e çekmesi gerekmektedir (ayrıca, en yoksul beşte birlik nüfus kesiminin hanehalkı tüketim harcamalarındaki yüzde 9’luk payını da yüzde 11’e çıkarması gereklidir).

[3] Sayıların genellikle işsizliği olduğundan az gösterdiği varsayılmaktadır. Bunun nedeni,  aktif olarak iş aramadıkları için işgücünden, dolayısıyla istihdam verilerinden dışlananların sayısıdır.  Bunlar arasından herhangi bir işe başlamaya hazır olanların sayısı hayli yüksektir..

 

UNICEF Turkey Country Office, Birlik Mah., 2. Cad., No: 11, 06610 Çankaya, Ankara, Turkey
Telephone: +90 (0) 312 454 1000 Fax: +90 (0) 312 496 1461 E-mail: ankara@unicef.org.tr